HMC 151 Deneme Sürüşü

Bir kaç gündür HMC 151 ile oynama şansım oldu. Herhangi bir kamerayı test etmek aslında epey sıkıcı bir iş. Öncelikle haksızlık etmemek için testin iyi tasarlanması, uygulanması ve doğru yorumlanması gerekiyor.

Çok ayrıntılı testlere girişmedim açıkçası (kameranın bütün özelliklerinin tek tek alternatifler halinde test edilmesi gibi). Zaten bir sürü web sitesi onları gayet iyi yapıyor. her ne kadar Alp Korfalı sayesinde DPreview’a taş çıkaracak bir test ortamı yarattıysak da 🙂 sonuçta sadece en temel testleri yaptık diyebiliriz.

Elimizde HMC 151’in sınıfında bir kamera yoktu (Gerçi bu sınıfın hangi sınıf olduğu konusunda da ciddi şüphelerim var onlara da değineceğim). Bu nedenle bir üst sınıf (Sony EX1) ve bir de alt sınıf (Sony HC1E) ile kıyaslama yaptık. Tabi ki bu kıyaslamalar aslında bir noktada yanıltıcı. Zira EX1 üst sınıf bir kamera, HC1 ise HDV temelli, tek CMOS lu ve epey eski bir kamera…

Yine de bir şeyi bir şeyle kıyaslamak adet olduğundan bu yola gittik. Bu kıyaslamalara bakıp çabuk sonuçlara varmamanızı öneririm.

Evet inceleme notlarına geçiyoruz:


Tasarım:

HMC151 daha önceki yazıda da bahsettiğim gibi DVX100 serisinin devamı niteliğinde. Zaten elinize alır almaz bunu anlıyorsunuz. Aynen DVX100’de de olduğu gibi kameranın tasarımı çok iyi. HMC151 garip şekilde iri ama buna karşılık hafif bir kamera çünkü DV kaset ünitesi yok. Hafifliğe rağmen kamerayı küçültmemek doğru bir tercih olmuş çünkü ele iyi oturuyor.

DVX100 geleneği devam ettirilmiş ve kamera üzerinde her ayar için ayrı tuşlar konmuş. Yani beyaz ayarı, gain, iris, shutter… her biri kendine ait tuşlarla kontrol ediliyor ve bu yüzden Panasonic’i seviyorum. Diğer üreticiler bazı fonksiyonları menülere gizliyorlar ve bu da çok can sıkıcı.

Yeni Panasonic bildiğiniz SD kartlara AVCHD olarak kayıt yapıyor. İçinde değişik kalite seçenekleri var ama ben sadece en yüksek kalite olan PH modunu (21 Mbps) denedim. Zaten diğer modların niye var olduğunu da pek anlamış değilim. Dosya boyu küçük olsun isteyenler için makul olabilir ama sabit disk ve SD kartların bu kadar ucuz olduğu bir dönemde kimsenin düşük kalite çekim yapmayı isteyeceğini sanmıyorum.

Kameranın kasası kaliteli bir his verdi bana. Tuşların yerleşim yerleri doğru ve her şey çok sezgisel. Öyle ki kamerayı 10 dakikada tamamen çözebiliyorsunuz (tabi önceden deneyiminiz olması da etkili ama kullanımı gerçekten sezgisel).

Aletin üzerinde iki adet XLR ses girişi var ve bunlar da ayrı ayrı tuşlarla kontrol ediliyor.

Mercek yeni Panasonic’in en iyi taraflarından biri. 28 mm lik Leica geniş açı sanırım kendi sınıfında benzeri görülmemiş bir durum (Sony FX1000 in merceği de 29.5 mm). 13X zoom seçeneği de gayet yeterli (35 mm karşılığı 364 mm) . Merceğin en açık diyaframı 1.6 (en genişte) bu da düşük ışıkta önemli bir avantaj.

Kamera geçek progressive CCD lere sahip ve 25p 1080, 720 50p gibi modları destekliyor. Bunun dışında hızlı çekim veya stop motion için kullanılan time lapse modları ne yazık ki yok.

Kameranın üzerinde HDMI, USB 2.0 ve Analog Component çıkışlar var. HDMI dan full HD bir monitore bağlayıp izleme yaptım. Sonuç gayet başarılıydı.

Nedendir bilinmez Panasonic HD bir kameraya 16:9 yerine 4:3 bir LCD koymuş. Gerçi bu durum altta ve üstte çıkan bilgilere yer açması içinse fena fikir değil. Fakat asıl sorun LCD’nin gerçekten çok zayıf olması. Panasonic DVX100’de de bu sorunu yaşıyordu. Ne yazık ki HD bir kamerada şimdi bu durum daha da vahimleşmiş. Kameranın bence en önemli sorunu bu: LCD monitör çok düşük çözünürlükte ve bu kullanımı epey tatsızlaştırıyor.

Yandaki resme tıklarsanız üç kameranın LCD lerinin yüzde yüz detayını görebilirsiniz. Tabi bu resimler bir DSLR ile çekildiler.

Sanırım yoruma pek gerek yok. Ne yazık ki Panasonic’in LCD’si açık arayla geride…

Buna karşılık bugüne kadar gördüğüm en büyük ve iyi waveform monitör bu kamerada. Ayrı bir tuşla açılıyor ve size bütün görüntünün pozlama değerlerini gerçek bir waveform monitör olarak veriyor. Yalnız ekranda çok yer kaplıyor ve çerçeveyi görmenizi zorlaştırıyor.

Kullanım:

SD karta çekim yapmak harika! Kaset denen beladan kurtuluşumuz kutlu olsun. Kartı kameradan çıkarıyorsunuz. Bir kart okuyucuyla bilgisayarınıza takıyorsunuz ve karşınızda HD video! Bu noktada Sony gibi özel bir medya kullanmadığı için Panasonic’i tebrik etmek gerek. SD kartlar ucuz ve yaygın.

Workflow (iş akışı) sorunları olmasını bekliyordum zira AVCHD henüz tam olarak tanınmamış bir codec ama beklediğim olmadı. Kartın içindeki video dosyalarını VLC ile doğrudan açabildim. Kurgu programlarına almak konusunda henüz sorunlar var ama Panasonic’in sitesinden indirilen küçük bir programla mp4 dosyalarını DVCPro HD ye çevirmek mümkün. Bu işlemi yaptıktan sonra rahatça kurgu yapabilirsiniz.

Performans:

Yukarıda gördüğünüz kareyle testleri gerçekleştirdik. Üç kamera da “manual” olarak ayarlandı ve beyaz ayarı da elle yapıldı. 1080 25p modunda çekim yaptık. Pozlama değerini Alp’in pozametresiyle belirledik.

Renk ve kontrast konusunda HMC 151 başarılıydı ve EX1’den geri kalmadı. Beyaz ayarı konusunda üç kamera da değişik tercihler gösterdi ama anlık voltaj değişimleri bile buna neden olabilir. O nedenle çok üzerinde durmadık.

Aşağıda aynı karelerin yüzde yüz crop hallerini görüyorsunuz. Doğal olarak HMC 151 çözünürlük konusunda EX1 karşısında zayıf kaldı (EX1 35 Mbps çalışıyor ve algılayıcıları 1/2 inch). Fakat şaşırtıcı olan HDV ile çalışan HC1’in de HMC 151’den geri kalmamasıydı. Tabi bu testlerle codec performansını ölçemiyoruz zira sabit karelerden bunu tam olarak yorumlamak imkansız. Ama yine de diğer yaptığım çekimlerden yola çıkarak AVCHD’nin HDV den iyi olduğunu gösterecek ciddi bir gösterge bulamadım. Gözle görülür bir fark yoktu.

Düşük ışık koşullarında (yani 12 dB kazanç yaparak) aynı testi yaptığımızda aşağıdaki sonuç ortaya çıktı (rengi dikkate almayın)

Gördüğünüz gibi HC1E tek CMOS ile çalıştığı için düşük ışıkta çok ciddi kayıp yaşadı. Üç CCD’li HMC 151 bence düşük ışık için çok iyi performans verdi. Zaten Panasonic de bu özelliği vurguluyordu.

Sonuç:

HMC 151 yeni kuşak kameraların öncülerinden biri olarak aslında önemli. Zira kendi sınıfında ilk AVCHD kullanan kamera ve bugün itibariyle karta kayıt yapabilen yarı profesyonel kameralar arasında da ilklerden biri (HVX200’ü bir üst sınıf olarak görürsek).

Aslında şu anda HMC 151’in tam olarak bir rakibi de yok. Zira Sony’nin Z7’si CF karta çekim yapsa da HDV codec kullanmaya devam ediyor ve fiyatı daha pahalı. Yeni çıkacak FX1000 hala kaset sistemini kullanıyor. Canon’da da henüz bu özellikte bir kamera yok.

Bu nedenle aslında HMC 151 için ne desem ya ona ya başkalarına haksızlık etmiş olacağım. Yukarıda da değindiğim gibi kamera tasarım açısından LCD si dışında çok başarılı. Kullanımı da gayet kolay. Çözünürlük açısından çok etkileyici olduğunu söylemek mümkün değil.

Türkiye fiyatını bilmiyorum belki Ömer bey bizimle paylaşır ancak Amerika fiyatı yaklaşık 4000 dolar. Açıkçası bu fiyat bana biraz yüksek geldi. Sonuç olarak AVCHD Long GOP bir codec. Yani kareler kendi aralarında da sıkıştırılıyorlar. Bu da profesyonel kullanım için pek hoş bir durum değil. Hal böyleyken Panasonic’in istediği fiyat biraz fazla gibi geldi bana. Bu kameranın hedef kitlesi kim sorusu ortaya çıkıyor. HMC 151 amatörler için “fazla” bir kamera. Yarı profesyoneller içinse “tam olmamış” bir kamera.

Yarı profeyonel işler için 4000 dolar verip HMC 151 almaktansa biraz daha bekleyip HVX200E veya onun devamı sayılan HPX 171’i görmekte fayda olabilir ama acilen karta kayıt yapabilen yarı profesyonel bir kameraya ihtiyacınız varsa şu an HMC 151 kendi fiyat aralığında zaten tek seçenek gibi görünüyor.

Neden İyi?

* Hafif / Çok İyi Tasarım / Çok İyi Mercek / Kullanım Kolaylığı / SD Karta Çekim Avantaj / XLR Ses Girişleri / HDMI Bağlantısı / Düşük Işıkta Performansı İyi / Waveform Mönitörü Profesyonel

Neden Kötü?

* Çözünürlük Beklediğim Kadar İyi Değil / LCD çok zayıf / Kare Sayısı Değişken Değil

Not: Başarı TV’den Ömer Kaşdarma ve görüntü yönetmeni Alp Korfalı’ya teşekkürler.

38 Responses to “HMC 151 Deneme Sürüşü”


Leave a Reply