Canon G1XCanon G1X

Canon Türkiye Mark III’ten sonra bir de G1X yollamıştı. Açıkçası önce şunu söylemem gerek: Küçük fotoğraf makinelerinden nefret ediyorum. Özellikle Canon’un G serisi yıllardır hiç haz etmediğim bir sınıfı temsil eder.

Bu aletler beni o kadar heyecalandırmıyor ki iki haftadır bir türlü elim gitmedi kendisiyle oynamaya. Neden?

1 – Öncelikle bu aletlerde kesinlikle bir “shutter lag” var. Yani sizin düğmeye basmanızla fotoğrafın çekilmesi arasında bir zaman farkı oluyor. Bu bence zaten öldürücü bir hata. G1X’te bu durum aza indirgenmiş ama DSLR’lara alıştıysanız hala yavaş.

2 – Bu aletlerin sensörleri küçük oluyor (en azından son bir kaç yıla kadar) dolayısıyla düşük ışıkta çok fazla noise üretiyorlar ve alan derinlikleri fazla oluyor (G1X’te bu durum geçerli değil ve en ilgi çekici tarafı da bu zaten)

3 – Bu aletlerin mercekleri de genelde vasat oluyor doğal olarak. Son yıllarda micro 4:3 gibi formatlar çıktıkça daha iyi mercekler de görmeye başladık ama temel sorunlardan biri yine ortada: Yanınızda küçük, hafif bir kamera taşımak istiyorsunuz. Bu durumda bir de mercek seti taşıyıp ikide bir mercek mi değiştireceksiniz?

Bu genel girişten sonra Canon’un yeni G1X’inden biraz bahsedeyim. G1X Canon için bir dönüm noktası zira şirket tarihinde ilk defa küçük bir kameraya “neredeyse” APS-C boyutlarında (18.7 x 14mm) bir algılayıcı koyuyor. Böylece yeni G1X 1600 ASA’da bile temiz görüntü veriyor. Bu tabi hoş bir durum.

Canon mercek konusunda diğer üreticilerin yaptığını yapmamış. G1X’in merceği değişmiyor. Aletin üzerindeki 15.1 – 60.4 mm lik merceği (35 mm full frame kameralar için 28-112 mm ye denk geliyor) kullanmak zorundasınız. Bu karar aslında yanlış değil. Canon burada mercek değişmesine izin vermeyerek bir seçim yapmış ve bu anlaşılabilir. Üstelik mercekte çok iyi bir stabilizasyon da var.

Ne yazık ki merceğin en yakın netlik mesafesi yüksek. Bir yakın plan çekmek bile problem olabiliyor (macro moduna geçmeniz gerekiyor). Ayrıca merceğin diyaframi tele için 5.8 geniş için 2.8 ve bu değerler tabi yeterli değil. Her ne kadar bu durum 1600 ASA’da temiz bir resim üretebilmesiyle bir miktar önemini kaybetse de sonuç olarak bu değerler problemli.

Tabi bu sensör büyüklüğü nedeniyle kamera da biraz irileşmiş. Yani artık “küçük kamera” sınıfının sınırına gelmiş diyebiliriz.

Kısaca bence G1X le ilgili artılar ve eksiler söyle:

+ Büyük algılayıcı, 1600 ASA’da bile temiz görüntü
+ Birleşik mercek ve etkileyici IS performansı
+ 1080p full HD video
+ Gövde kalitesi iyi
+ LCD dönebiliyor ve başarılı

– AF performansı yavaşi shutter lag var
– Merceğin en yakın netlik mesafesi çok fazla
– Mercek yavaş (özellikle tele ucunda)
– Video sadece automatic modda çekilebiliyor
– Optik bakaç yetersiz.

Kısaca küçük bir kameraya ihtiyacınız varsa bu aslında en iyi seçeneklerden biri ama yine de ne yazık ki G1X heyecan verici bir kamera değil. Neden Canon gibi bir dev Apple’ın Iphone la yaptığı gibi bir devrim yapmaz ve cep kameralarına yeni bir yorum getirmez anlamıyorum.

Alet başarısız değil ama 500 USD’lik (Amerika) fiyatı da az değil. Açıkçası böyle bir kamera yerine giriş seviyesinde bir DSLR almak daha iyi bir seçim olabilir ama tabi pratiklik açısından G serisi avantajlı. 

16 Responses to “Canon G1XCanon G1X


  • ¨Özellikle Canon’un G serisi yıllardır hiç haz etmediğim bir sınıfı temsil eder.¨
    adamlar ilk defa makine yolluyorlar sana bildiğim kadarıyla, açılış cümlen muhteşem : )9.

  • 🙂 ne yapalim abi burada boyle

  • e o yüzden seviyorum ya zaten yazdıklarını

  • Hayatında kullandığın en iyi kamera sanırım Olympus falan G1x e bu kadar laf atabiliyorsan.. cahilliğine gülerek sitenden ayrılıyorum dostum

  • Dostunuz degilim. Beni cahilligimin karanliginda yalniz birakmaniz buyuk mutluluk. Ugurlar ola.

  • Bence asıl sorulması gereken soru G1X mi G15 mi?
    Ne dersiniz?

  • “G1X mi G15 mi?” sorusunu niçin sordunuz ki? Cevabı 2×2=4 müdürün cevabı kadar açık. G1X var iken Canon’un G15 çıkarması çok abes bir durum. Çeyrek kalitesinde fotoğraf bile alınamayacak bir makineye 800$ yarine 500$ vermek hiç mantıklı olmayacaktır.

    Küçük ve iyi birşey arıyorsanız bunların hiçbirine bakmayıp aynasız makine almak daha mantıklı. Şu an içinde en ideal seçenek Sony Nex-6 olarak duruyor. Hem faz hem kontrast kullanarak netleme yapma seçeneği sunması güzel. Biraz pahalıda olsa geniş açı lens seçeneğinin eklenmesi NEX serisini dahada seçilebilir yapıyor.

    Hem iyi hem daha taşınabilir olsun derseniz en ideal seçenek Sony RX100 almak.

  • G15 F1.8 iken G1X F2.8. Bu fark sensör farkını kapatamaz mı sizce?

  • 1.8 olması iyi olmakla birlikte sensörün aşırı küçüklüğünden kaynaklanan sıkıntıyı bertaraf etmesi olanaksız. Birinin ölçüsü 18.7 x 14 mm iken diğerinin 7.44 x 5.58 mm. Birinin alanı 260 milimetre kare, diğerinin alanı 40 milimetre kare. G1X deki 6.5 kat daha büyük bir sensör. 6.5 kat daha büyük alanda hemen hemen aynı çözünürlük var. Lens f/1.2 olsa yine kurtarmaz.

    Bana sorarsanız bu segmentte en iyi alternatif Sony RX100. Sensör G1X den küçük ama G15 den çok daha büyük (116 milimetre kare). Lens 1.8 den başlıyor. Boyut olarak her ikisinden daha küçük ve daha taşınabilir. Fiyat olarakda ikisinin ortasında.

  • Kardeş çok güzel yazmışsın ama bir şeyi anlamadım. Kime göre bu makine kötü? Herkes Erol Atar değil ki, keyif için alıyor. Sokak sokak gezip sümüklü çocuk arayıp sanatsal fotoğraf çekmek için uğraşmıyor. Anladın?

  • dostum , su ana kadar kullandigin en iyi kamera ne sen onu oyle ? olympuscu seni..

  • Yeni RED Dragon ile ilgili bir açıklama,yazı bekliyoruz. Belki de Alexa, Red Dragon karşılaştırması ne iyi olurdu.

  • samsung galaxy s3 ün makro cekimlerinden cok memnunum…sanırım yakın zamanda bu tarz makineler kalmaz,fotoğraf makinesi taşımak bana zulüm geliyor,bir kaç jenerasyon sonra optik zoomlu cep telefonları çıkarsa iş çözülmüş olur…

    ps. samsungla herhangi bir bağım yok : ) pocket tarz makineler için görüşüm bu…

  • Bingo !!! Koreli çıkarmış bile : )

  • Bingo !!! Birkaç jenerasyona kalmadan çıktı bile : )

Leave a Reply