RED Dragon Carbon

A001_C012_0805IL

Epeydir RED’le ve Alexa ile ilgilenmiyordum. Süper gelişmiş ülkemizde 130 adet Alexa olması ve buna karşılık birbirinden kötü işlerin ekranları kaplamasını açıklamak zor elbette. Sözün özü kameralara olan eski ilgimi kaybettiğimi zaten bu blogu hala izleyenler biliyor.

Geçen hafta sevgili Yasin (Dijitalist) “RED Dragon Carbon geldi bir bakın” deyip yollayınca RED neler yapmış diyerek kutuyu açtım. Yine eski öğrencim Savaş’ın yardımıyla tek bir gece çıkabildik kamerayla.

Yeni algılayıcı Dragon’un hoşuma giden bazı özellikleri var. Yıllardır olması gerektiğini söylediğim şeyi sonunda RED tam olmasa da ucundan yapmış: Dragon algılayıcı Super 35 mm boyutlarında değil daha büyük (30 mm*15 mm). Böylece FF fotoğraf merceklerini de 1.17 gibi düşük bir çarpanla kullanabiliyor. Ben de zaten denemeleri Canon L serisi merceklerle yaptım. Yukarıdaki kare 17 TS ile 6k FF modunda çekildi örneğin. Algılayıcıyı bir çok değişik şekilde ve hızda kullanmak mümkün. Hatta kendi kafanıza göre bir algılayıcı boyu bile üretebiliyorsunuz!

Bu yeni algılayıcı 6K olduğunu iddia etse de (19 MP) yıllardır 22 MP lik bir algılayıcının ürettiği sonuçlara bakan biri olarak bunun gerçek 6K gibi görünmediği söyleyebilirim. RED’in daha önceki kameraları da 4K olduklarını iddia etseler de aslinda 4K gibi görünmüyorlardı (şimdi bana hemen saldırmadan önce webde biraz Nyquist, Bayer falan okursanız ne dediğimi anlarsınız diye umuyorum). Yine de 6K en azından teorik olarak elde bulunmasında zarar olmayan bir şey diyelim.

Kameranın düşük ışık özelliği iyi. 2000 ASA’da kullanılabilir sonuçlar veriyor. Dinamik aralığın 16.5 fstop olduğu iddia ediliyor. Bunu deneyecek bir ortam yoktu ama her durumda eskisinden daha iyi bir dinamik aralığa sahip olması zaten beklenen bir şey.

Eski sürümlerde en saçma bulduğum özellik olan fan sesi giderilmiş, eskisi gibi değil. 6K’da 100 kare (teoride zira Dijitalist’ten aldığım disklerle 89 kareyi aşamadım) yapabiliyor. Bunlar tabi hoş. Kameranın bence en güzel özelliği ise carbon fiber den üretilmiş olması. Jannard daha önce David Fincher’in talebi üzerine Social Network’un kürek yarışı sahnesi için carbon fiber bir RED yapmıştı fakat bu ilk defa ticari olarak satışa çıkıyor. Tabi ki bu pahalı malzeme kamerayı ciddi şekilde hafifletmiş. Elde çekim için çok iyi bir kamera Dragon.

Bunun dışında tabi ki klasik RED sorunları devam ediyor: Sistem genel olarak biraz yavaş. Menü sistemi bence tuhaf, REDVolt aküler çok çabuk bitiyor. LCD ekranın dokunmatik özelliği hala iphone gibi değil vs. Tasarım olarak bir kutuya benzese de (eşim görünce bu ne çirkin kamera deyiverdi!) ben Alexa’ya göre daha çok seviyorum. Elde tutması ve operasyonu daha kolay.

Sonuç olarak ilmi olmayan bu kısa deneme sonunda RED Dragon Carbon bence bugüne kadar yapılmış en iyi profesyonel kameralardan biri. Ülkemizde ezici üstünlüğe sahip olsa da Alexa’ya göre bir çok durumda tercih edilmesi gerekir diye düşünüyorum.

Ayrıntılı bilgi ve kiralama için Dijitalist‘i arayabilir ya da herkes gibi Alexa türküleri söyleyebilirsiniz.

8 Responses to “RED Dragon Carbon”


  • Selamlar,

    Çok ilginç bir şekilde entry’deki görseli yeni sayfada açınca sanki görselin raw renk hali çıkıyor.. Neden olur bilemedim.
    Acaba yazıyı destekleyici daha büyük görseller ya da video koyacak mısınız?

    Sevgiler.

  • Kesinlikle güzel,hafiflemesi avantaj,sensörün IR filtreye ihtiyaç duymaması güzel tabii HMI’ların önünde görmek lazım bir de…

    HD’nin pabucu dama atıldı,yaşasın 6K !!! diyelim,

    İnsanlara çok saçma gelen bir sorum var,hatta cahilmisin diyenlerde oluyor (6K’nın pixelleri HD’ye convert edildiğinde sıkışıp daha güzel görüntü elde edildiği şeklinde açıklamalarda makul)

    Sorum şu,6K görüntüyü oynatacak bir ekran,barkovizyon,perde v.s. nereden bulabilirim ???

  • Barbaros bende oyle olmuyor. Degisik bilgisayarlar degisik yorumluyor dosyalari ne yazik ki…

    Osman bildigim kadariyla 6K gosterici yok. zaten ugrasmaya degmez 6K degil goruntu…

  • ve bu red-alexa dövüşü o kadar saçma geliyor ki bana artık,senin gibi…vimeo’ya bakıyorum,2-3 dakikalık işler neyle çekildiği bile hiç önemli değil,farkındalık dolu bir sürü iş,hatta deli saçması bile diyebiliriz ama birşeylerin peşindeler…neyse fazla yazmayacağım sonra laf ediliyor…

  • Çok alakasız özürdilerim, eski film kameralarında video assist olayı nasıl oluyordu. Yani film akarken kamera operatörü haricindekiler görüntüyü nasıl görebiliyordu? Daha doğrusu görebiliyorlar mıydı?

  • Bu blogun 2008-2012 yılları arasını çok özlüyorum 🙁 Hele forum varken müthiş bir bilgi kaynağı haline gelmişti. Forum kapanmış olmasına rağmen hala müthiş bir kaynak ancak eskisi gibi değil maalesef 🙁

  • Genuine merhaba;
    Film kameralarda IVS denen bir sistem kullanılıyordu. Vizöre gelen görüntü, bir tür küçük kamera vasıtasıyla IVS box’tan BNC ile dağıtılıyordu.
    Gerçi son zamanlar HD-IVS modelleri de çıkmıştı ama aynı zamanlarda ArriD20-D21-RedONE-2/3->PL adaptörler çıktığı için Negatif kameralarla birlikte HD-IVS sistemler dahi kullanılma şansını yitirdi.
    O dönem için olağan üstü olan şey ise HD-IVS box ile SD karta capture edilebilen still frame’ler üzerinden post prodüksiyona çekilen görüntünün “kadrajı” ile ilgili hızlı bilgiler verilebilmesiydi.
    Elbette bu görüntüler; mercekten geçen görüntüler olduğu için üzerlerinde kameranın “ne pozladığı” ile ilgili birebir bilgiler taşımıyordu.

  • Yasin bey çok teşekkür ederim verdiğiniz bilgiler için. Ben bir zamanlar yasinkoseart.wordpress blogunu takip ederdim. Arada bir bakıyorum yeni yazı var mı diye. Oranın sahibi veya yöneticisi siz olabilirmisiniz acaba?

    (Konu dışına biraz fazla çıkıldığı için bu blog sahibi ve okurlarının affına sığınıyorum)

Leave a Reply