Dün NAB de duyurulan Avid Media Composer 5 epey iddialı geliyor. AMA (Avid Media Access) modülünün yeniden yazılması sayesinde artık Avid RED ve H.264′e “doğrudan” (natively) destek vereceğini açıklamış. Ayrıca Quicktime’ın okuduğu bütün formatları aynı şekilde destekleyecekmiş.
Yani RED, 5D MK II veya benzeri bir aletle çekeceğimiz görüntüleri herhangi bir işleme gerek olmadan hemen kurgulamaya başlayabileceğiz.
Yıllardır biz kullanıcılarını boynu bükük bırakan Avid bu işlerden elini eteğini yavaş yavaş çeker diye düşünüyordum ama demek ki ortalığı Premiere ve Final Cut’a kolay bırakmayacaklar.
Esasen Makina‘nın bir projesi olsa bile ucundan bulaştığım bir klip olan “Herkes Yalniz” teknolojik olarak ilginc bir kombinasyon içeriyor: İstiklal’deki görüntü EOS 7D ve Glidecam ile 720p ve 50fps çekildi (sonradan 100fps e yükseltildi). Öndeki görüntü ise RED ile çekildi. Motion Control’un beni taklit edişini izlemek garipti… Ucuz teknolojiyle aşırı pahalı teknolojinin bir buluşması
Bu sabah gerçekten daha önce iddia edildiği gibi 2.0.3 sürümlü firmware çıktı. Gün boyunca aralıklarla uğraşmama rağmen Canon’un sitelerinden bir türlü indirmeyi başaramadım. Oysa toplam dosya boyutu 10 mB bile değildi. Bu da dünyadaki 5d MK II kullanıcılarının çokluğunu gösteriyor sanırım.
Neyse sonunda bir hayır sever arkadaş mirror yarattı da oradan indirip kurabildim.
Evet, 5D Mk II ile artık 24, 25 ve 29.97 cekilebiliyor. Ses kaydı 48 khz’e çıkmış. Canlı histogram kayıda girene kadar gorunuyor ama yine de çok önemli bir özellik. Ses kayıt seviyesi kontrolü de öyle…
Gördüğüm kadarıyla rolling shutter meselesinde bir fark yok: Aynen duruyor. 25p ile 30p yi gözle kıyasladım (yani bilimsel değil) bir fark göremedim.
Asıl bombaya gelince: Premiere artık 24p veya 25p çekilmiş dosyaları takılmadan okuyabiliyor! Tabi bu iş için Core i7 gerekiyor ama yine de iyi bir gelişme. Philip Bloom yeni data rate olarak 42 mbit demiş ancak ben dosyalara baktığımda 39 mbit üstünü görmedim. Bu konuya bakmak lazım.
Premiere’in okuyabilmesi sıkıştırma oranındaki değişimden mi yoksa saniyedeki kare sayısının düşmesinden mi, ya da ikisinden birden mi bilmiyorum.
PS: Bugün daha fazla deneme yapınca gördüm ki ve yazık ki Premiere konusunda yanılmışım. Takılmadan okuma süresi artmış (beni de yanıltan bu oldu) ama tam takıntısız okuyamıyor. Bazen 12 fps e falan düşüyor. Bazen hiç takılmadan okuyor. Eski duruma göre bir iyileşme var ancak tam değil. Özür dilerim.
Her şekilde bu yeni özellikleriyle 5D MK II ilk çıkışından çok daha değerli bir kamera haline geliyor.
Bugüne kadar sanırım binlerce kısa film izledim (çoğu ödev projeleri olsa da!) Bunlar arasında en beğendiğim 7 tanesini paylaşmak istiyorum:
1-La Jetee: Chris Marker’ın 1962′de bir fotoğraf makinesiyle yaptığı bu harika film bütün derslerimde ilk gösterdiğim şeydi. Biraz yavaş ama hala çok iyi.
2-Depth Solitude: Max Von Sydow’un dış sesiyle şiirsel bir su altı draması. Bence mükemmel bir kısa film!
3-More: Mark Osborne’un Oscar adayı IMAX stop motion filmi. Aslında stop motion sevmememe rağmen bu filmi çok seviyorum. Bana Küçük Prens’i hatırlatıyor.
4-Chinese Wall: Diğerleri kadar olmasa da çok iyi bir kısa film: Evrensel bir tema. Ne fazla ne eksik.
5-How They Get There: Spike Jonze’un büyük bütçeli küçük kısa filmi. Konuşmasız ve saf sinema!
6-Bank: Tunay Sevinç’in harika kısa filmi Bank bence bugüne kadar Türkiye’de çekilmiş en iyilerden biri.
7-Vahşi Çöp: Polat Korkmazel’in bence hakkı yenmiş ve tam anlaşılamamış filmi… Online degil diye dusunuyorum.
Emir İmer’den gelen linke göre Canon’dan yeni bir profesyonel video kamera geliyor. Bağlantıdaki basın duyurusu kameranın MPEG2 Full HD 4:2:2 formatını destekleyeceğinden bahsediyor.
MPEG2 karelerarası sıkıştırmalı (Long GOP) bir format olduğu için bu haber bizi üzse de 4:2:2 profilini desteklemesi sevindirici. Örneğin Sony EX3 4:2:0 lik bir profil kullanıyor. Bu da yeni Canon’a renk konusunda avantaj sağlıyor.
Ayrıca Canon kameranın MXF desteğiyle bütün büyük kurgu sistemleriyle uyumlu olacağını iddia ediyor.
1994′ten bu yana Avid kullanıyorum. Yıllarca Adobe Premiere kullananlarla dalga geçtim.
RED’le daha çok reklam filmi çekmeye başlayınca transcode ile uğraşmamak için (transcode en sevmediğim şeylerin başında gelir!) Premiere ile de çalışmaya başladım (bir takım eski öğrencilerim bunu duyunca bayram edecekler : )
Önce kendim Premiere’e dokunmamak için başka kurgucularla çalıştım. En son projede biraz mecburiyetten başına oturmam gerekti. Aslında iyi de oldu böylece Premiere neymiş göreyim dedim.
Bitmeyen ve genelde hiç bir şeye yaramayan tartışmalar vardır: Mac mi, Windows mu gibi. Bunlardan birini daha ateşlemek niyetinde değilim elbette. İki sistemin de iyi ve kötü yönleri var: Premiere doğrusu çok yol kat etmiş: Avid’e göre çok daha uyumlu, nazlanmıyor, her şeyi okuyor (bazen yarım yamalak da olsa). Avid ise yıllar geçtikçe daha da huysuzlaştı.
Premiere’i kullanmak da garip şekilde kolay. Hiç bilmeden aletin başına otursanız o sefil arayüzü kurcalaya kurcalaya bir şekilde planları arka arkaya getiriyorsunuz. Avid’i bu şekilde öğrenmek daha zordur.
Yine de (her şeye rağmen) kesin olan bir şey var ki “kurgu yapmak” istiyorsanız Avid hala daha iyi. Aslında bu iyilik çok basit ama kritik bir kaç küçük araçtan ibaret ama nedense Adobe bu özellikleri Premiere’e koymamakta direniyor.
Bunların bence en önemlisi “multiple trim” denen özellik. Avid sistemlerinde farklı planların başlarını sonlarını aynı anda seçip (hepsini birden farklı yönlere doğru!) budayıp uzatabilirsiniz (trim). Bu özellik Premiere’de yok. Nedenini bilmiyorum. Akıllarına gelmemiş olacağına inanmak istemiyorum. Aslında genel olarak Premiere’in “budama-uzatma” arayüzünü sevmiyorum.
Avid’in nazına katlanmak kolay değil ama bir önceki başlıkta EA’nin dediği doğru: “Kurgu” yapacaksanız hala Avid iyi.
RED’i sevmekle birlikte yarattıkları “hype” a da sinir oluyorum. Yine bir takım duyurular yapmışlar. Şuradan incelenebilir. Duyuru dediysem “Everything is Subject to Change” sloganıyla çıkmışlar. Meali: Her şey değişebilir!
Özetle Scarlet serisi kameraların 2010 içinde çıkabileceği haber veriliyor. 2/3 inch olan en küçük Scarlet sabit mercekli olarak 4750 USD’den başlayan fiyatla çıkacakmış. Ayrıca değişken merceğe izin veren 2/3 inch Scarlet için “Mini Prime” mercekler yapacaklarmış. Tanesi yaklaşık 1000 USD fiyatla satılması beklenen bu merceklerin şimdilik 6, 8, 16, 25 ve 50 mm olanları duyurulmuş.
S35 adlı üst sürümün ise gövdesi 7000 USD. Tam takım alınca anladığım kadarıyla yine 20.000 USD yi bulacak.
Bu arada Scarlet icin EF mount (Canon) ve Nikon Mount üretilecekmiş ve diyafram elektronik olarak kontrol edilecekmiş.
Son zamanlarda keşfettiğim bazı yararlı yazılımlar var.
İlki Plural Eyes adlı eklenti. Bu garip eklenti coklu kamera ile çekilmis göruntulerin ses eşlemesini otomatik olarak yaptığını iddia ediyor. Sitede güzel bir video da var. Eğer dediğini yapıyorsa çok iyi.
İkincisi yıllardır EOS kameralarımın kenara atıp durduğum CD’lerinden çıktı: Picture Style Editor! Canon’un bu berbat yazılımı bugüne kadar varlığını atladığım bir şeyi yapabiliyor: EOS 5D MK II’nin gamma egrisi ile oynayabilmenizi sağlıyor. Tabi başka bir sürü ayarla da oynayabiliyorsunuz. Böylece kameranın algılayıcıdan gelen RAW veriyi videoya dönüştürürken nasıl davranması gerektiğini belirleyebiliyorsunuz. Bu bilgiyi bana ileten Şakir Akşar’a teşekkür ederim.
Hatta bu yöntemle epey flat (kontrasti aşırı düşürülmüş böylece dynamic range’i yükseltilmiş) profiller üretmiş bir takım gençler. Şuradan incelenebilir.
Son Yorumlar