Ajans: Bart / Yapım Şir: Bart / Yapım: Ceyhun Canikligil / Gör. Yön: Alp Korfalı / Motion Control: Altan Sebüktekin / Compositing: Emre Aypar – Makina
film, video, fotograf, teknoloji, bilgisayar, hayat!
Bir önceki başlıktaki Beko reklam filmiyle ilgili soru ve şüpheler fazla. Renklerle çok fazla oynadigimi veya görüntülerin aslının cok grenli oldugunu düşünenler var. Bu tür spekülasyonları önlemek için filmin ilk planının bir karesinin ham halinin yüzde yüz cropunu koyuyorum. Bir alttaki de aynı karenin tam hali. Son kare ise filmin render edilmiş hali…
Tabi bunlar JPEG sıkıştırması yemiş kareler ama hepsi ayni oldugu için çok önemli değil. Görüldüğü gibi 1600 ASA için hiç fena değil!
Continue reading ‘Ek’
Ajans: Sportsnet / Yapım Şir: Motion Films / Yön & Gör. Yön: İlker Canikligil / Kurgu & Finishing: Emre Aypar – Makina / Müzik: Jingle Jungle
(This article has an English summary here)
Yaklaşık bir yıldır 5D MK II ile bir reklam filmi çekmeyi istiyordum. Uygun bir fırsat ancak geçen hafta çıktı. (30 kare/sn meselesinden dolayı konuşmalı bir filmin 5D ile çekilmesi bir çok problem yaratacaktı).
Sonunda uygun proje geldi ve Beko’nun “2010 Basketbol ligi sponsorluğu” filmi tamamen Canon EOS 5D MK II ile çekildi. Bunu daha önce yapan oldu mu bilmiyorum. Açıkçası son bir kaç yıldır yaptığım en iyi işlerden biri oldu… Neden?
Öncelikle bu tarz projeler çok sık gelmiyor Türk reklam aleminde. Bu tür işler para varsa genelde ya yabancı yönetmenlere ya da “starlaşmış” yerli reklam yönetmenlerine gidiyor. Korkak bir sektör olduğu için bu tür riskler ancak bütçeler küçükse alınıyor. Küçük bir kamerayla çalışmak bütçe açısından olduğu kadar kullanım açısından da tabi ki çok iyi. Tuhaf yerlere kamera sokmak, tuhaf açılar bulmak ve hızlı olmak çok daha kolay.
Ayrıca aletin ışık duyarlılığı çok iyi olduğu için filmi 1600 ASA da çekebildim. Tabi yine de profesyonel ışık ekibiyle çalıştım zira mekan çok büyüktü ve istenen etki için ışık kullanmak gerekliydi.
Filmin atmosferi açısından “çok geniş açı” kulanmak istiyordum. Normal bir video kamerayla bu mümkün olamazdı. Nerdeyse bütün planlar EF 16-35 2.8L II ile çekildi sadece iki planda 70-200 2.8L IS kullandım. Setin diğer yıldızı da tabi ki “Skater Mini” adlı acayip aletti. Sadece bir planda dolly kullandım diğer her şey Skater ile çekildi.
5D nin sorunları yok değil. Bunların en önemlisi tabi ki LCD’nin oynamıyor oluşu. Özellikle bunun gibi kameranın sürekli radikal açılarda olduğu bir filmde epey zor oluyor ama bunun bir de avantajı var: Yönetmenden başka kimse ne çekildiğini göremiyor! Bir EOS DSLR ile film çekerken dikkat edilmesi gereken bazı noktalar var. Canon’un fabrika ayarları çok aşırı kontrast, doygun ve keskin bir görüntü veriyor. Picture Styles menüsünden bunlarla mutlaka oynamak gerekli. Ben de yeni bir profil yarattım ve bu değerleri en düşükte kullandım. Buna ek olarak mutlaka ama mutlaka sette beyaz ayarını kurcalayarak istediğiniz rengi çıkartmanız önemli: H.264 sonradan denemeler yapmaya çok uygun bir codec değil ne yazık ki. 1600 ASA’ya rağmen taneciklenme neredeyse yok denebilir. Karanlık yerlerde de hala veri olması doğrusu beni epey şaşırttı. Dinamik aralık gayet başarılı…
Filmcilikle uğraşmaya başladığımdan beri büyük ekipleri bir türlü sevemedim. Büyük ekibin bir takım konforları olsa da etrafta ne kadar az insan varsa kendimi o kadar iyi hissediyorum. Görüntü yönetmeni arkadaşlarım gücenmesin ama “Kendi filmini kendin çek” düşüncesine her zamankinden daha yakınım
Bunun nedeni de ego değil. Bir yönetmenin kamerayla mutlaka ilişkisi olması gerektiğine inaniyorum.
Sonuç olarak EOS 5D MK II bu testin altından da başarıyla kalktı diye düşünüyorum. Hatta o kadar ki keşke daha fazla filmi böyle çekebilsem. Teşekkürler Canon! Yine de hala 25p yi bekliyorum!
PS: Ben yazıyı yazdıktan dört gün sonra Canon 5D MK II ye 24p ve 25p özelliklerini ekleyeceğini duyurdu!
Ajans: Drive / Yapımcı: Hakan Gül – Mood Prod. / Gör. Yön: Altan Dönmez / Sanat Yön. Ayşe Uysal / Kurgu: Taner Sarf / Görsel Efekt: Bülent Ergün – Sinefekt
Fincher’la karizmamızı çizdin Shad ama elden bu geliyor
Nerede tuhaf dijital kamera varsa onunla çekim yapmayı görev bilip bu defa Phantom HD ile çalıştık. Saniyede 1000 kare çekmek eğlenceli ama biraz da zahmetli…
Ajans: W’Do / Yapım Şir: Lucid Films – Dilek Aygün / CC & Compositing: Makina (Merih Öztaylan – Emre Aypar) /3D: Efkan Öztürk / Gör. Yön: Tolga Kutlar / Uğur İçbak (Helikopter) / Kurgu: Kerem Dalgayaran
Sonunda RED’i helikoptere de çıkardık. Son 1 aydır üzerinde uğraştığım reklam filmi A&T Bank yayına girdi. Açık havada ve helikopterde RED’in nasıl bir performans vereceğini merak ediyordum. Sonuç beklentilerimi de aştı: 4K footage ile helikopter çekimi yapmak son derece hayırlı bir iş çünkü sonradan zoom yapmayı çok kolaylaştırıyor. Helikopter çekimlerinde başa bela olabilecek Dynamic Range açısından da RED gayet iyi sonuç verdi. Böyle görece zor ve büyük bir prodüksiyonun da altından da kalktığına göre artık RED’le ilgili şüpheler dağılır diye düşünüyorum.
Böyle çok parçalı işler (3D, stok, hava çekimi, greenscreen vs) yapmak biraz zahmetli olmakla birlikte aynı zamanda eğlenceli…
Tüm emeği geçenlere teşekkürler.
Yapım Şirketi: Arti / Gör Yön. Gökhan Atılmış
Yapım Şirketi: Arti / Gör Yön. Tolga Kutlar
İki adet klasik reklam filmi ve 35 mm’ye dönüş… Gördüğüm kadarıyla sektörde insanlar ikiye ayrılırken (“En büyük RED başka büyük yok” ve “Yaşasın 35 mm” diyenler olarak) Aslında bir orta yol daha var: Bazı işler için bazı yöntemler çok daha hızlı, pratik, ucuz ve iyi sonuç verir. Bu iki film için de öyle…
Prod. Şir: Mikado Film / Gör. Yön: Alp Korfalı / Compositing & Color Correction: Emre Aypar Makina / Ajans: Drive
RED’le çekmeye devam ediyoruz! Gerçi Alçıder de bu yeni filmler de klasik prodüksiyonlar olmadığı için hala tam bir değerlendirme imkansız. Özellikle Winsa filmleri aslında stop motion oldukları için herhangi bir DSLR ile de çekilebilirlerdi ancak sondaki plan için zaten RED gerektiğinden o yola gitmedik. Stop motion açısından RED’in bence iyi bir özelliği de bütün kareleri tek bir dosya olarak göstermesi. Yani her kare için ayrı R3D dosyasına gerek yok.
Ne yazık ki RED iş akışı hala tam oturmuş değil. Herkes kendine göre bir yol tutuyor. Yıllarca kaçtıktan (ve öğrencilerimle dalga geçtikten) sonra maalesef Adobe Premiere’in kucağına düstüm! Makina’da filmi Premiere CS4′te bir araya getirdikten sonra Emre Aftereffects’de R3D’leri topladı. Sonra da görüntüleri 16 bit tiff olarak export etti. Gerisi Fusion’da bitirildi (Color Correction ve Compositing kısmı)
RED’le çalışmak konusunda bir takım notlar aktarmak isterim (Yalnız henüz ortada kesin bir iş akışı olmadığı için bazı notlarım iki ay sonra tamamen anlamsız hale gelebilir. Şimdiden uyarmakta yarar var.)
Benjamin Button’dan bahsederken bu çok manalı değil ama ne yapalım burası Türkiye! RED + Motion Control ile tek planda çektik. Bence RED tamamdır.
Yapımcı: Ufuk K. / Gör. Yön: Alp K. / Compositing: Emre A. / Moco: Altan S. (Makina)
Reklam dunyasini anlatan Fransiz filmi 99 Francs (9.90 YTL) bir kac sinemada gosterimde ama onumuzdeki haftaya kalmasi zor gorunuyor.
Film cok komik ve reklam alemini bilenler icin ekstra eglenceli.
Icinde ise yarar tek kelimenin edilmedigi 7 saatlik PPM ler (Pre Production Meeting), tutucu pazarlama mudurleri, kokainman ajans calisanlari vs vs vs.
Film Frederic Beigbeder’in (dunyanin en buyuk ajanslarinda yaratıcı ekipte calismis fakat kitap cikinca dogal olarak son calistigi Y&R’dan kovulmus) kendi anıları uzerine kurulu. Filmdeki ajans Rosserys&Witchcraft’ın da aslında Y&R oldugunu sitesinde soyluyor.
Film reklam dunyasini epey sert elestiriyor. Yonetmen Jan Kounen yılda ortalama 500 milyar dolar harcanan bu sektoru elestirirken aynı sektorun yontemlerini kullanmaktan da geri durmuyor ama bu filmin elestirisini zayiflatmiyor. Tam aksine filmin sonunda her sey yerli yerine oturuyor.
Reklam dunyasina merakli olanlarin gormesinde yarar var. Dedigim gibi film cok komik.
Yeni reklam filmi… Youtube kapali oldugundan artik cektigim filmleri de buraya koyacagim…
Bad Behavior has blocked 182 access attempts in the last 7 days.
Son Yorumlar