Archive for the 'fotoğraf' Category

Page 3 of 10

Lytro Her Şeyi Değiştirir mi?Lytro Her Şeyi Değiştirir mi?

 Daha önce bahsettiğim Lytro sonunda ortaya çıktı.
Bilindiği gibi kamera “ışık alanı” kaydediyor. Bu sayede sonradan istediğiniz yere netlemek, hatta stereoscopic görüntü üretmek mümkün oluyor. “Apple’ın Iphone la yaptığını kamerada yapmak istiyoruz” demişlerdi. Tasarıma bakınca gerçekten bu yolu tuttuklarını görüyoruz.
Lytro’nun nasıl çalıştığı da biraz daha açıklık kazandı. Algılayıcının önünde micro mercekler var ve bunlar asıl mercekten gelen ışığı farklı piksellere yönlendirip ayırıyorlar. Böylece “ışığın yönü” adı verilebilecek yeni bir veri ortaya çıkıyor. Daha sonra bu bilgi kullanılarak “algılayıcı daha uzakta veya daha yakında olsa ne olurdu?” sorusunun cevabı hesaplanabiliyor (ki bu da netlik yapmak demek).

Aynı şekilde kamera biraz sağdan baksa biraz soldan baksa gibi varsayımlar da hesaplanabiliyor.

Tabi bu da aslında sonuçta kullandığınızdan daha fazla veriyi saklamanız gerektiği anlamına geliyor. Bu nedenle Lytro’nun çözünürlüğü düşük. Ürettiği görüntülerin 1080 satırı ancak yakalayacağı söyleniyor (garip şekilde çözünürlükle ilgili net bir şey söylenmiyor)

Bu kameradan çok heyecanlanan arkadaşlarım var. Böylece elimizdeki binlerce dolarlık Canon merceklerin çöp olacağını ve herkesin Lytro ile çekim yapacağını (tabi profesyonel versiyonlarıyla) iddia ediyorlar ve Lytro’yu büyük bir devrim olarak şimdiden alkışlıyorlar.

Şu anda dudak yumuşatıcısına veya parfum kutusuna benzeyen yapısıyla tabi beni biraz gülümsetiyor bu kamera : )

Tabi ki Lytro aslında büyük bir girişim ve yıllardır çıkmış en heyecan verici teknoloji ama yine de bildiğimiz her şeyi değiştirir mi çok şüpheliyim. Kameranın 8 gb lık ve 16 GB lık modelleri 350 ve 499 dolara satılacakmış. Ayrıntı şurada.

PS: Birileri bu teknolojinin profesyonel halini de geliştirmiş http://raytrix.de/index.php/Cameras.html

EOS 1D XEOS 1D X

Uzun süredir 1D ve 1Ds serilerinin birleşmesinden bahsediliyordu.

Bu sabah beklenen oldu. Yeni EOS 1D X artık 1 serisinin tek yoldan gideceğini gösteriyor.

Kamera bir çok yenilik getiriyor ama hızlıca en önemlilerine değinirsem:

1 – Yeni Codec: 1D X intraframe (kare içi) bir codec de kullanabiliyor (istenirse eski usul devam da edebiliyor). Intraframe codec daha yüksek kalite ve kurguda kolaylık demek. Bu hayırlı bir gelişme.

2 – 1D X 2 adet Digic V+ bir de Digic IV kullaniyor. Moiré sorunu olmadığı söyleniyor basın bülteninde.

3 – Alet 18 MP olduğu için pixel yoğunluğu örneğin 5D den daha düşük. Bu ve yeni teknoloji algılayıcı ile 20000 ASA ya kadar zorlanabiliyor. Tabi henüz sonuçları görmedik.

4 – Timecode desteği var. Hem record run hem free run olarak. Bunu zaten bugüne kadar koymamaları hataydı.

5 – Yeni bir auto focus sistemine sahip.

6 – Beklenen fiyatı 6800 USD

7 – LAN desteği var ve saniyede 14 kareye çıkabiliyor (32000 ASA altında olmak kaydıyla : )

8 – 720p de 60 kare yapabiliyor yani 7D den daha ileri değil.

Bence bunların içinde en önemli özellik intraframe sıkıştırma. Tabi burada değinmediğim daha başka özellikler de var ama yine de fiyatı epey yüksek. Profesyonel sınıf bir kamera olduğu için aslında her zamanki 1 serisinden 2000 dolar ucuz diyebiliriz.

Bu kamera alınır mı? Olabilir ancak 1 serisi birleştiyse artık 5D Mark III daha video ağırlıklı bir kamera haline gelebilir. Her zamanki gibi beklemek gerek.

Ayrıntı şurada.

 

5D MK III?5D MK III?

5D MK II üç yaşına geldi. Artık yeni bir sürüm beklemek normal. 5D’nin (sektor agziyla “mark II”) bir sürü problemine karşılık hala çok iyi olduğunu kabul etmeliyiz. Yine de düzeltilmesi beklenen bir çok şey var.

Peki yeni 5D’den neler bekliyorum?

* Daha Fazla Megapixel: Bunun yerine daha yüksek dinamik aralık tercih ederdim ama Canon’un eğilimi megapixel artırmak olacaktır. 28 veya 32 mp beklenebilir.

* Yüksek kare: Saniyede 60 kareye kesin gözüyle bakabiliriz. Bunu 7D den farklı olarak 1080’de yapması da beklenebilir. Bana sorsalar “keşke 120 fps olsa” derdim ama pek ihtimal vermiyorum. Bunu için yeni bir codec gerekir.

* RAW Video: Çok iyi olurdu ama buna da pek ihtimal vermiyorum. Bu yükseklikte veri hızını kaldıracak kart var mı piyasada? RED bile böyle bir şey yapmıyor (RED dosyaları sıkıştırılmış video içeriyor). Hal böyleyken Canon’un yapması beklenemez ama olsun hayal etmekten bir zarar gelmez. Buna bağlı olarak h264 yerine başka bir codec kullanılabilir mi? Evet olabilir. Özellikle Canon’un yeni kameralarında kullandığı 4:2:2 MPeg2 codec e geçebilirler diye düşünüyorum.

* Hareketli OLED Ekran: Hareketli ekran iyi bir özellik ama 5 serisine koyarlar mi emin değilim. Nedense daha amatör bir hava veriyor. Oled yıllardır hep istenen bir şey. Umarım bu sefer olur.

* Wifi: Bu da çok iyi olurdu. Artık her tür elektronik aletin wifi desteği varken kameraların olmaması saçmalık.

* Daha yüksek ASA: 1600 ASA ve ötesi problemliydi 5D MK II’de. Bu konuda bir gelişme olması gerekiyor.Büyük olasılıklar 1600 ASA eski 800 ASA gibi olacaktır. Yani 1 fstop luk bir iyileşme olabilir.

* Autofocus: 5D MK II’nin en kötü özelliği buydu. EOS 40D’de bile çok daha iyi bir netlik sistemi vardı. Yeni 5D’de ilk düzeltilmesi gereken şey de bu herhalde.

* Rolling Shutter ve Moiré: Bu sorunların yeni işlemciler ve algılayıcılarla çözülmesini bekliyorum.

* HDR Video: Hiç sanmıyorum ama umarım yanılırım : )

Bunların neredeyse hepsi teknik olarak gayet makul özellikler ancak tabi Canon epeydir 1Ds serisini de yenilemedi. Şimdi bütün bu özelliklere sahip bir Mark III çıkarsalar yeni 1Ds’e ne kalacak?

Sözün kısası yeni 5D MK III beklendiği gibi çok büyük yenilikler getirmeyebilir. Peki her şeye rağmen koşup birer tane alacak miyiz? Büyük olasılıkla evet!

Peki ne zaman? Canon’un bu günlerde bir duyuru yapması bekleniyor ama bu duyuru 5d ile ilgili olmayacak da deniyor. Sanırım yeni 5D için bir yıl daha bekleyebiliriz.

Mükemmel ve BerbatMükemmel ve Berbat

Su altında fotoğraf çekmek herkesin ilgisini çeker: Işık koşulları alıştığımız gibi değildir, poz vermek zordur. Suyun altında her şey başka görünür.

Bu yaz tatilinde Sony’nin DSC TX5 adında bir su altı kamerasıyla oynama fırsatım oldu. Kamera bir çok açıdan mükemmel: Su geçirmiyor, çözünürlüğü gayet iyi, renk performansı ve video seçenekleri de fazlasıyla başarılı. Üstelik çok pahalı da değil (artık TX10 üretiliyormuş ama o bile 300 dolar civarında). Sony’den beklenmeyecek şekilde SD kart kullanan TX5 bütün mükemmeliği içinde aynı zamanda berbat bir alet.

Bunun da çok basit bir nedeni var: LCD kesinlikle su altında görülmüyor. Sudan çıkınca da zaten güneş yüzünden görülmüyor 🙂

Dünyanın en iyi algılayıcısına ve özelliklerine bile olsa kullanıcıya ne çektiğini gösteremeyen bir kamera neye yarar ve ne için yapılır?

Yukarıdaki örnekteki gibi “Ne çıkarsa bahtıma” deyip deklanşöre basacaksınız.

Aslında bu da bir yöntem elbette. Sonuçta kontrolü bırakmanızı sağlıyor. Yine de her seferinde ne çektiğinizi görmek için gölge bir yer aramak zorundasınız ve bu gayet sıkıcı.

Kameranın bir diğer dahiyane özelliği de touchscreen olması. Bütün seçenekleri ekrana dokunarak ayarlamanız gerekiyor. Göremediğiniz bir ekranda bunu yapmaya çalışırken ilginç bir deneyim yaşıyorsunuz tabi.

“Sonuçta TX 5 Sony’nin yaz eğlencesi amacıyla çıkardığı bir alet ne bekliyorsun ki?” diyebilirsiniz. Yine de kamera üreticilerinin genelde çok garip hatalar yaptıklarını düşünüyorum. Kullandıkları teknolojiler o kadar hayranlık verici ki takıldıkları noktalar gülünç kalıyor. Görüntü üreten her insanın en temel ihtiyacı çektiği şeyi görebilmektir : ) Bunu anlamak çok zor olmasa gerek.

Kamera Önemli mi?Kamera Önemli mi?

The iPhone Fashion Shoot – Lee Morris Shoots With The 3GS Fstoppers from FStoppers on Vimeo.

Otomat’ın blogundan gördüğüm bu videoyu yukarıdaki sorunun cevabını merak edenlere öneriyorum.

Bu arada Otomat da izlenmeli.

EOS 600DEOS 600D

Canon’un ne yapmaya calıştığının anladığımı söyleyemem: 600D, 1100D, 60D gibi alt seviyede 3 degisik ürün gamı yarattılar.

Böyle bir kaosun içinden nasıl çıkılır ondan da emin değilim. Galiba amaçları biraz da kafa karıştırmak.

Bütün bu kameralar birbirlerine çok benziyor ve ufacık farklarla ayrılıyorlar. Aslında aynı malı değişik kutulara koyup yazılımsal olarak kısıtlamak gibi bence rezil bir pazarlama anlayışı bu.

Hal böyle olunca da doğal olarak pek heyecan duyamıyoruz bu aletlerle ilgili. Aslında on yıl önce rüyamızda bile göremeyeceğimiz kameralar olmasına rağmen şimdi sadece uykumuzu getiriyorlar 🙂

Yine de tabi bu işlere yeni başlayanlar, öğrenciler ve meraklılar için yararlı gelişmeler bunlar. Sonuçta aslında farklı sınıflarda olsalar da bu kameraların 7D den veya 5D’den çok da kötü olduklarını söyleyemeyiz. Hele de fiyatlarını karşılaştırırsak!

Yeni kamera 600D hakkında bilgi her zamanki gibi şurada.

4.2 Saniye4.2 Saniye

Bu harika fotoğrafı izlediğim şu blog dan aldım. Grafik, kompozisyon, ışık vs gibi estetik açılardan bir değeri olmasa da hem tarihi olarak hem de “photo-journalism” açısından müthiş bir kare olduğunu düşünüyorum. Kerem’in yüzündeki ifadeye dikkat 🙂

PS: Takip etmeyenler için fotoğrafta Kerem Tunçeri oyunun bitimine saliseler kala Türk Milli Basketbol takımını Sırbistan karşısında 2010 FIBA Dünya Kupası finaline taşıyan sayıyı yapıyor.

Canon’dan Yeni Oyuncaklar

Canon bugün beklendiği gibi EOS 60D yi duyurdu. Bunun yanı sıra bir takım yeni oyuncaklar da ortaya çıktı: Yanda gördüğünüz 8-15 mm f4L mercek bence bunların en ilginçlerinden biri. Bu mercek hem balık gözü (circular) hem de normal kareler üretebiliyor.

Ek olarak EF 70-300 4 – 5.6L IS, EF 300 mm 2.8L IS, EF 400 mm 2.8L IS duyuruldu. Ayrıca 1.4X ve 2.0X extender modellerinin de üçüncü sürümleri çıktı.

Son olarak 500 ve 600 mm EF merceklerin de önümüzdeki dönemde yenileneceği açıklandı. Tabi bunların fiyatlarını düşünmek bile istemiyorum.

Bütün bu oyuncaklar içinden bir çok Canon kullanıcısının hasretle beklediği 24-70 2.8L IS ne yazık ki çıkmadı. Belki gelecek sefere diyoruz.

Bilgi her zamanki gibi şurada.

Sony’den SLT: Alpha 55

Uzun yıllardır konuşulan bir şey sonunda gerçek oldu: Sony’nin yeni fotoğraf makinesi Alpha 55 SLT (Single Lens Translucent) teknolojisini kullanıyor.

SLT kameralar bildiğimiz DSLR’lardan farklı olarak geçirgen ve sabit bir ayna kullanıyorlar. Ayna ışığın büyük kısmını algılayıcıya yolluyor. Küçük bir kısmını da AF (autofocus) algılayıcısına yolluyor.

Böylece sürekli Live View kullanabiliyorsunuz ve aynı anda hızlı bir auto focus desteği alabiliyorsunuz. Video çekerken de bu destek sürüyor. Buna ek olarak aynanın kalkıp inmesi gibi bir teknik problem olmadığı için saniyede 10 kare gibi hızlara çıkabiliyorsunuz.

Tabi bu durum yüzde 30’luk bir ışık kaybına neden oluyor ve ayrıca optik bakacınız olmuyor (eh her şeyin bir bedeli var elbette)

Bu devrimci girişimle tamamen aynasız ve büyük algılayıcılı NEX3 ve 5′ ten sonra Sony şimdi de hem aynalı hem hızlı auto focus yapabilen başka bir seri yaratmış oluyor.

Alpha 55 1080p video da çekebiliyor ama tabi şimdilik sadece 29.97 fps hızında : ) Bu Japon firmaları ne zaman PAL diye bir şeyi kabul edecek merak ediyorum.

Ayrıntı şurada.

EOS 60D GeliyorEOS 60D Geliyor

Neden blogda “hayat” yok diyenler alttaki başlıkları az çok takip ediyorlarsa cevabı bulmuşlardır.

Teknik olmayan herhangi bir konuda anında birbirine girme becerisine sahip bir milletiz. Herhangi bir tartismada en cok iki yorumdan sonra olay kişiselleşiyor.

Bu yüzden bize yakışanı yapalım ve üzerinde kimsenin tartışmayacağı şeylerden bahsedelim:

Canon EOS 60D’nin haftaya duyurulacağı dedikodusu bir süredir webde dolaşıyor. Bu dedikodu gerçek olursa epey şaşıracağım zira XXD serisinin yerini 7D ve takipçilerine bırakacağını düşünüyordum.

Gerçekten 60D kime hitap edecek tam anlamasam da (D90’i hedef aldığı söyleniyor) kanıtlar epey gerçekçi görünüyor.

Anlaşılan Canon “böl ve yönet”  felsefesiyle “herkes için bir EOS DSLR” çıkaracak.

EOS 60D iddia edilen özelliklerle çıkarsa Canon’un DSLR serisinde ilk defa katlanabilir LCD görüyor olacağız. Video çekecekler için güzel bir haber tabi ki.

Ayrıntı şurada.

Hipstamatic 2

Yeni oyuncak Hipstamatic’le oynamaya devam! Yukaridaki bugüne kadar çektiğim en iyi karelerden biri… Bunun bir cep telefonu ile çekilmiş olması kaderin bir oyunu olsa gerek!

Neden?

Sanırım bir sürü neden var. Bence ilki kontrolsüzlük: İstediğiniz gibi çerçeve yapamıyorsunuz. Bu bir sorun olduğu kadar aynı zamanda bir sürpriz faktörü getiriyor işe.

İkincisi ağır bir makine taşımak zorunda olmamanız. Çekmek istediğiniz bir şey mi oldu? Cep telefonunu doğrultun ve çekin. Hepsi bu. Çanta yok mercek değiştirmek yok!

Bunu 5D MK II ile çekebilir miydim? Hayır çünkü hem izin vermiyorlar hem de o anda yanımda değildi. Kıssadan hisse: En iyi kamera yanınızdakidir!

Hipstamatic!

Bu sıralar koşturma içindeyim ve bloga vakit ayıramıyorum ama sevgili arkadaşım Hasan Deniz’in sayesinde bir Iphone uygulaması ile tanıştım ve bunu buraya yazmadan edemedim: Hipstamatic!

Aslında bu tür dijitali analoglaştırma çabalarına pek sıcak bakmam ama bu 2 dolarlık uygulama gerçekten çok başarılı.

Yanda görüldüğü gibi en sıradan nesneleri bile güzel görünen fotoğraflara dönüştürüyor : )

Iphone’un en kötü yönü olan kamerası ile ilgili ciddi bir eğlence sağlayan bu yazılımın web sitesi şurada.

Belli bir süre sonra verdiği etki tekdüze hale gelebilir ama en az bir kaç gün oyalanacak kadar seçeneği var. Yazılımın en önemli problemi yavaş çalışması.