Tag Archive for 'dijital'

Terimler SözlüğüTerimler Sözlüğü

Geçenlerde birisi blogda bir terimler sözlüğü olsa demişti. İyi fikir.

2007’de yazdığım ve Pusula Yayınları’nın o zamandan beri elindeki 2000 kitabı bitiremediğini iddia ettiği “Dijital Video ile Sinema” adlı kitabımın ek bölümünde buna benzer bir sözlük vardı.

Yukarıdaki menüden “terimler” başlığı ile ulaşılabilir.

Zamanla geliştiririz belki beraber.

Filme DönüşFilme Dönüş

2010 başından beri reklam filmlerini 16 mm veya 35 mm çekiyorum.

Geçenlerde sevgili yeğenim Kuzey’in fotoğrafını çekmek istedik ve babam benim emektar EOS 650’yi çıkarıverdi. Bir kaç kare çektim ve şaşkınlığa düştüm: Her deklanşöre basıştan sonra gözümü vizörden çekip LCD’ye bakmaya çalışıyordum! Tabi LCD falan yoktu. Bu olay kontrolüm dışında bir kaç defa tekrarlandı hatta sinirlendim kendime…

Aradan bir kaç gün geçti. Babam yandaki kareyi yolladı. Negatifi yıkattığı yer aynı zamanda scan edip CD vermiş.

Doğal olarak son bir yıldır Kuzey’in bir sürü fotoğrafını çektim (zaten yanda da bunlardan örnekler var). Teknolojiyi seviyorum ve yeni çıkan her şeyi denemeye de pek hevesliyim ama yine de şunu açıkça söylemek gerek: Film farklı.

“Film daha iyi” demiyorum. Sadece “farklı” ve bu da güzel bir şey. Oysa fanatiklik kötü bir şey. Dijital fanatikleri de, film fanatikleri de canımı sıkıyor açıkçası.

Film reklam sinema sektörlerinde bir RED ve dijital çılgınlığı yaşandığı şu günlerde (biraz da gıcıklığına tabi) diyorum ki: Şimdi filme dönmenin tam zamanıdır! 🙂

Dijital Güzin Abla…

Blog ve e-posta üzerinden bana sorulan sorulardan bazılarını cevaplamak için bir SSS (FAQ) sayfası açtım. Üstteki panelde SSS başlığından ulaşabilirsiniz… Sorularınızı o başlığa ekleyebilirsiniz… Tabi cevabını bilmediğim sorular da gelecektir. O zaman da hep beraber cevabını buluruz diye düşünüyor ve umuyorum….

PS: Bugüne kadar sorular ilgisiz baslıklara karisiyordu artık SSS sayfasını kullanabiliriz.

PS2: Kargasayı azaltmak icin bir FAQ eklentisi kullanmaya basladım. SSS sayfası yorumlara açık olmayacak… Daha önce yorumu olanlardan özür dilerim.

Biberleyelim

http://www.kenrockwell.com/tech/why-we-love-film.htm

RED’le Devam: Winsa

[flashvideo file=”http://www.ilkercanikligil.com/wp-content/uploads/winsakiz.flv” image=http://www.ilkercanikligil.com/wp-content/uploads/winsakiz.jpg /]

[flashvideo file=”http://www.ilkercanikligil.com/wp-content/uploads/winsaerkek.flv” image=http://www.ilkercanikligil.com/wp-content/uploads/winsaerkek.jpg /]

Prod. Şir: Mikado Film / Gör. Yön: Alp Korfalı / Compositing & Color Correction: Emre Aypar Makina / Ajans: Drive

RED’le çekmeye devam ediyoruz! Gerçi Alçıder de bu yeni filmler de klasik prodüksiyonlar olmadığı için hala tam bir değerlendirme imkansız. Özellikle Winsa filmleri aslında stop motion oldukları için herhangi bir DSLR ile de çekilebilirlerdi ancak sondaki plan için zaten RED gerektiğinden o yola gitmedik. Stop motion açısından RED’in bence iyi bir özelliği de bütün kareleri tek bir dosya olarak göstermesi. Yani her kare için ayrı R3D dosyasına gerek yok.

Ne yazık ki RED iş akışı hala tam oturmuş değil. Herkes kendine göre bir yol tutuyor. Yıllarca kaçtıktan (ve öğrencilerimle dalga geçtikten) sonra maalesef Adobe Premiere’in kucağına düstüm! Makina’da filmi Premiere CS4’te bir araya getirdikten sonra Emre Aftereffects’de  R3D’leri topladı. Sonra da görüntüleri 16 bit tiff olarak export etti. Gerisi Fusion’da bitirildi (Color Correction ve Compositing kısmı)

RED’le çalışmak konusunda bir takım notlar aktarmak isterim (Yalnız henüz ortada kesin bir iş akışı olmadığı için bazı notlarım iki ay sonra tamamen anlamsız hale gelebilir. Şimdiden uyarmakta yarar var.)

Continue reading ‘RED’le Devam: Winsa’

RED Üzerine

[flashvideo file=”http://www.ilkercanikligil.com/wp-content/uploads/red.flv” image=http://www.ilkercanikligil.com/wp-content/uploads/red.jpg /]

RED kamerayı test ettiğimizi söylemiştim. Bir kaç gündür boş vakitlerimde elimdeki bu RED dosyalarıyla oynuyorum. RED ile ilgili genel bir bilgilendirme yapmakta yarar olabilir.

1 – RED nedir?

RED bugüne kadar alıştığımız video kameralardan farklı bir mantıkla çalışıyor. Bunun bir kaç nedeni var. Öncelikle RED bildiğiniz video kameralardan daha büyük bir algılayıcı kullanıyor. Bu da sinema ve fotoğraf makinası merceklerini kullanabilmemizi ve bunlardaki dar alan derinligini elde etmemizi mümkün kılıyor.

Daha da önemlisi RED algılayıcının üzerine düşen görüntüyü HAM VERİ (RAW) olarak kaydediyor. Bu ne demek? Video kameralar rengi elde etmek için genelde 3 algılayıcı kullanırlar ve bu algılayıcıların (Red, Green, Blue) her birinden gelen ham veriyi olduğu gibi kaydetmezler. Veri miktarını düşürebilmek için kameralar bu verileri “işlerler”. Örnek olarak sizin kameraya girdiğiniz beyaz ayarı bu işlemde birinci önemdedir. Kamera yaptığınız seçime göre üç kanaldan gelen bilgileri derler (aslında kodlar) ve bir resim ortaya çıkarır. Bu resim yanlış beyaz ayarıyla oluşturulduysa geri dönüş imkansızdır.

Tek algılayıcı kameralarda aynı işlem Bayer filtresiyle yapılır. Her pikselin önünde bir renk vardır ve böylece algılayıcı kendi içinde üçe bölünmüş olur. Eldeki bu eksik veri “işleme” sırasında tamamlanır ve sonuç resim oluşturulur.

Continue reading ‘RED Üzerine’

Kitap Satıyor mu?

satis1.jpg

“Kitap satiliyor mu?” diye soranlar oluyor. Ne yazik ki ben de bu konuda bilgisizim. Sagolsun Pusula Yayinlari herhangi bir bilgi vermiyor. Sadece hepsiburada.com dan izleyebildigim kadariyla birileri aliyor saniyorum 🙂 Bütün ilgilenenlere teşekkürler…