Tag Archive for 'DNG'

BlackmagicBlackmagic

Doğrusu kameralardan sıkıldım. Eskisi kadar yeni yazı yazmama nedenim de bu herhalde.

Dün Togan sayesinde Blackmagic’in kamerasıyla yarım saatlik bir oynama fırsatım oldu. Bu kamerayla ilgili çok heyecanlanan bir sürü insan olduğunu biliyorum. Ne yazık ki onları memnun edemeyeceğim.

Ciddi bir test yapmadım. Hatta kamerayı bile 3-4 dakika kullandım. Sonda söyleyeceğimi başta söyleyeyim: Hoş bir çaba, belki gelecek sefere olur.

Kameranın en büyük kusuru ekranı. Güneşli bir günde gölgede bile hiç bir şey göremiyorsunuz. Ya vizör takmak gerekli ya da kendinizi battaniyenin altına falan koymak zorundasınız.

EF lensler bu kameraya takıldıklarında 2.3 ile çarpılıyorlar. Bu da örneğin bizim denediğimiz 16-35 merceği 37-80 haline getiriyor. Zaten bir kameranın beni uyuz etmesi için bu yeterli ama buna sonra dönelim.

Alet şimdilik diyafram değeri göstermiyor ve üzerinde histogram yok. Pozlamayi eski consumer kameralardaki gibi arti eksi tuslarıyla ayarlamak zorundasınız. Kamera SSD disklere isterseniz DNG (uncompressed) RAW kaydı yapıyor.

Çektiklerimize hızlıca baktık. Gerçek raw ile çalışabilmek tabi ki iyi. Beyaz ayarı vs gibi şeyleri sonradan yapabiliyorsunuz ve istediğiniz hassaslıkta renk düzenleme yapabiliyorsunuz. Bu anlamda kamera çok iyi. Dinamik aralığı da başarılıydı (herhalde bütün üreticilerin iddia ettiği gibi 14 stop olsa gerek!)

Kameranın formu da aslında iyi. Dokunmatik ekran başarılı (görebildiğinizde).

Peki ben bu kamerayı alır mıyım? Asla : )

Neden?

Bir kamera alırken onu hangi mercek sisteminde kullanacağınızı da bilmeniz gerek. İddia ediyorum EF Mount lu bir Blackmagic hiç bir işe yaramaz! Neden böyle bir şey yaptıklarını bile anlamış değilim. Eğer kuş videoları çekecekseniz evet 70-200 2.8 iniz harika bir 460 mm haline gelebilir. Onun dışında bir anlam göremiyorum.

Aynı kameranın Micro 4:3 modeli de olacakmış. O belki biraz daha mantıklı olabilir ama bana sorarsanız bir video kamera bu saatten sonra ya Super 35 olur ya da full frame. Ortalıkta bunca PL mercek ve 35 mm fotoğraf merceği varken gidip Micro 4:3 gibi garip bir formata yatırım yapmak bana göre sokağa para atmaktan başka bir şey değil.

İkincisi herkesin dilinde “3000 dolara RAW çekmek harika değil mi?” sorusu var. Kısa cevap hayır değil : ) Renk düzenleme yapacağınız RAW çekmeyi düşündüğünüz bir projeniz varsa gidip düzgün merceklerle ve daha iyi bir kamerayla çekin. Kiralamaya 3000 dolardan az vereceğinize bahse girerim.

Kısaca başta dediğim gibi hoş bir girişim ancak henüz olmamış. Arada derede kalmış bir kamera Blackmagic. Profesyonel olmak için yetersiz amatör olmak için fazla ileri ve büyük. Eğer benzer tarz kamera alınacaksa İkonoskop daha ilginç bir seçim. En azından TV mercekleriyle de çalışabiliyor.

PS: Bu arada dünkü demo modeli 16-35 den başka merceği desteklemedi.

Sizi Seven Kamera: Ikonoskop A-cam dIISizi Seven Kamera: Ikonoskop A-cam dII

Togan Gökbakar ve A-Cam dII

Togan Gökbakar ve A-cam dII


Yıllardır merak edilen kamera Ikonoskop A-Cam DII’yi sonunda deneyebildim.

Bilenler bilir bir Isveç kökenli küçük bir firma olan Ikonoskop epeydir webde dolanan bir şehir efsanesi gibidir. Şuradan da görebileceğiniz gibi firma A-Cam DII adında bir dijital film kamerası yapıyor.

Kamera 16 mm boyutlarında CCD bir algılayıcıya sahip ve bir çok mercekle uyumlu. Yalnız tabi örneğin Canon EF mercekler bu kamera ile çalışırken odak uzaklığı 3 ile çarpılıyor.

Kameranın en şaşırtıcı tarafı 1920*1080 boyutlarında “sıkıştırmasız” 12 bit RAW DNG kaydetmesi.

Dünyada henüz 30 küsür adet olan bu kameralardan biri de (tam olarak 33. sü) Togan Gökbakar’da.

Kamerayla çok uzun olmasa da bir saat kadar oynadım. Fotoğrafta gördüğünüz gibi alet gayet küçük, basit, elde tutması kolay ve zevkli. Tabi bir takım problemleri var: Örneğin vizörü çok kötü (ama bu HD-SDI çıkışına düzgün bir monitör takarak aşılabilecek bir sorun). Aktarım hızı çok yavaş (zira şirket sıkıştırmasız RAW video hızına yetişebilmek için kendi kartlarını tasarlamış ve bu kartları hızlı aktaracak bir sistem bir kaç aya hazır olacakmış.)

Kamera üzerinden izleme yapmak da biraz problemli yani aslında A-Cam DII henüz beta seviyesinde sayılabilecek bir kamera o yüzden sert eleştirmek doğru olmaz.

Gelelim güzel tarafına: Kamera aslında kendi diskine arka arkaya Adobe DNG kareler kaydediyor. Bu kareleri yine Adobe’nin Camera RAW’u veya Lightroom ile açabiliyor ve istediğiniz gibi renk düzenleme yapabiliyorsunuz. Sonra After Effects’e bu dosyaları import ederken ilk karenin rengi  istediğiniz gibiyse diğer kareler de aynı şekilde açılıyor.

Bunun sonucu olarak artık alıştığımız ve hatta neredeyse sıkıldığımız RED ve Alexa görüntüsünden farklı ve daha “analog” bir görüntü ile karşılaşıyoruz. Bugüne kadar gördüklerim arasında A-Cam DII renk olarak filme en yakın kameralardan biriydi diyebilirim.

Tabi A-Cam DII henüz profesyonel bir ortamda kullanılacak düzeyde değil ve bunca devin olduğu bir alanda şirket varlığını sürdürebilir mi emin değilim ancak sadece Adobe DNG’ye verdikleri destek ve sıkıştırmasız RAW israrları bile çok sempatik.

Zaten kamera açılırken ekranda “A-Cam DII The Camera Loves You” yazıyor!

Algılayıcının küçüklüğü bir sorun gibi görülebilir ancak 2/3 merceklerle uyum aslında bir avantaj. Kısaca A-Cam DII parlak bir fikir fakat henüz bitmemiş bir uygulama. Uzun film çekilebilir mi şu haliyle? Şimdilik zor ama umut var.

Şuradan Togan’ın Ikonoskop ile çektiği bazı denemeleri görebilirsiniz.