Tag Archive for 'kurgu'

Güle Güle Avid

Daha önce de yazmıştım: Avid’i 1994’te kullanmaya başladım. O zaman için rakipsiz ve gerçekten muhteşem bir yazılımdı (ve donanım). Bir Avid sistemi 120 bin USD gibi fiyatlara geliyordu!

Kaset temelli kurgu sistemlerini kullanmış olan benim gibi insanlar için Avid tabi ki büyük bir devrimdi. Yıllar boyunca Avid’de sayamayacağım kadar çok şey kurguladım (hatta bir tane de uzun metraj)

Ne yazık ki üç ay önce çaresizce ve istemeden de olsa Premiere’e geçmek durumunda kaldım : )

Bunun suçu tamamen Avid’e ait. Yıllar içinde en büyük savunucularından biriydim ve hatta öğrencilerime baskı yapmışlığım da vardır : ). Gel gör ki Avid de bütün bu yıllar boyunca hata üstüne hata yaptı. Bir kaç yıl önce katıldığım bir sunumun ardından Avid’den bir mühendis “Final Cut’tan çok Premiere’den korkuyoruz” demişti.

Korkuları ne yazık ki gerçek oldu ve yıllar içinde hiç bir şeyi doğru yapamadılar: Arayüzü geliştirdik dedikleri şeyler tam tersine bildiğimiz basit arayüzü bozdu. Yeni dosya formatlarına destek vermekte geciktiler, fiyatı düşüremediler, yazılım gittikçe hantallaştı, sürekli buglar ortaya çıktı vs vs.

Bunlara rağmen bence hala Avid’in kurgu kolaylığı ve güvenilirliği (operasyon sırasında) Premiere’den daha iyi. Örneğin farklı yönlere çoklu budama özelliği (Asymmetrical multi trim) hala Premiere’de yok (PS: Varmis : ) ama yine de Premiere in timeline kullanimi ve trim modu hosuma gitmiyor) ve bu dramatik bir kurgu için çok önemlidir. Buna karşılık ne yazık ki aynı Avid içeri görüntü almak ve dışarı vermek konusunda o kadar inatçı şekilde beceriksiz ki bu devirde hala böyle bir yazılımla uğraşmak için gerçekten deli olmak gerek.

Sözün özü üç ay önce Adobe’ye üye oldum ve doğal olarak bütün Creative Suite’in yanı sıra Premiere’e de geçmiş oldum. Avid’deki eskiden kalan bazı projeleri de Premiere’e aktardım.

Ben bunları yaparken bir yandan da zaten Avid’in batmakta olduğu ile ilgili haberler çıkmış. Hatta şirketin kurgu sistemleri bölümünü Corel adlı Kanada şirketine sattığı duyurulmuş.

Ne diyelim? Harika bir şirket nasıl berbat edilir bu hikayeden bunu anlamış olduk.

Kısaca kral öldü yaşasın yeni kral!

5D MK II ve Kurgu

avidemux

5D Mk II’yi alırken çok heyecanlıydım ve hala her elime aldığımda mutlu oluyorum. Buna karşılık 5D MK II ile video yapma konusunda çok isteksizim. Bunun da en önemli nedeni iş akışının berbat olması!

Öncelikle 5D MK II dosyalarını okumanın bile bir dert olduğunu yazmıştım. Canon’un bu kadar sorumsuzca bir format çıkarmış olması inanılmaz. 5D Mk II videolarını doğru dürüst okuyabilmek için (sadece playback) inanılmayacak kadar yüksek güçte bir bilgisayar gerekiyor. Örneğin Quad Core q6600 yetersiz!!!

Geçen ay sırf bu iş akışı otursun diye Intel’in yeni platformu Core i7’ye terfi etmem gerekti. Gerçekten de bu terfi playback sorunlarını tamamen çözdü. Gel gör ki çekilen görüntüleri kurgulamak hala baş belası. Adobe Premiere doğrudan destek verir gibi görünüyor (import etmeden doğrudan dosyaları alıyor) fakat dogru durust okuyamıyor. VLC’nin veya Quicktime player in rahatlikla okuduğu bir şeyi Premiere neden okuyamaz bunu anlamak mümkün değil.

Avid her zamanki gibi transcode gerektiriyor (ilk koyduğum 5D videosu öyle yapılmıştı).

Bu saçma sapan soruna bir çözüm ararken Avidemux adında açık kaynak kodlu ve bedava bir program buldum. İnanılmaz ama bu küçük program 5D MK II dosyalarını açıyor, okuyor, birbirine ekliyor, gerekmeyen yerleri atıyor ve daha da iyisi sonunda yeniden sıkıştırma yapmadan kaydediyor!

Ne yazık ki Avidemux kurgu yapmak için yetersiz bir program ve kesme yaparken “ana karelerden” kesmeniz gerek (H264 codec kareler arası sıkıştırma yaptığı için istediğiniz kareden kesmeniz durumunda oluşacak videonun yeniden sıkıştırılması gerekiyor.)

Yani sorun hala ortada duruyor… Tabi ki transcode edilerek kurgu yapılabilir ama bu da çok sevimsiz bir yol… Kısaca aslında 5D MK II almak isteyenlere önerim (eğer video için alacaklarsa) almamaları yönünde…

Blade Runner Son Kurgu…

Blade Runner Sinema okulunun birinci sınıfındayken görüp hasta olduğum Blade Runner’ın seneler içinde değişik versiyonlarını izlemeye devam ettim. Bluray olarak çıkan 6 disklik son versiyon (Blade Runner Final Cut) hediye gelince eski günlere döndüm. (Sanırım ve umarım bundan sonra başka Blade Runner versiyonu çıkmaz : )

Filmin yenilenmiş ve yeniden kurgulanmış HD kopyasından da ilginç olan 3.5 saatlik “Dangerous Days: Making Blade Runner” adlı belgesel. Meraklılarına mutlaka izlemelerini öneririm. Belgesel boyunca Ridley Scott’un yapımcılar tarafından sürekli baskı görmesine rağmen sonuna kadar tipik İngiliz soğukkanlılığıyla istediği filmi yapmak için verdiği mücadeleyi izliyorsunuz.

Yapımcılar ve test gösterimine katılanlar filmden nefret edince Scott’un direnmesine rağmen filmin sonu değiştirilip, dış ses eklenerek durum kurtarılmaya çalışılıyor ama film yine de “iş yapmıyor”. Oysa aradan geçen 25 yılda bildiğiniz gibi film bir kült statüsüne yükseldi. Geçen bunca yıla rağmen kırgınlığı içinden atamamış olmalı ki Scott bir yerde “Herhalde şimdi aslında ne kadar iyi bir yatırım yaptıklarını anlamışlardır.” diyor.

Belgesel boyunca Scott’un herkesin şüpheyle baktığı bir mükemmeliyetçiliğin peşinde kavrulup gittiğini ve yapayalnız kaldığını açıkça görebilirsiniz. Her iyi filmde arka planda böyle bir hikaye var sanırım…

Bu arada içinde hiç bilgisayar efekti olmayan Blade Runner, 25 yıl sonra bile hala çok iyi görünüyor.