Tag Archive for 'nikon'

Atomos Ninja Assasin

27 08 20151440673608ninja-assassin-clipped-A7s-Modified-V2

HDSLR’lar gelişirken bir h264 sorunu ile karşi karşiya kaldık. Genelde bu kameralar h264 adı verilen video sıkıştırma yöntemini (codec) kullanıyordu.

Bu sıkıştırma yöntemi video izlemek için çok yeterli olsa da bir yerlerde yayınlanacak ve dolayısıyla kurgulanacak ve düzenlenecek görüntü üretimi için uygun değildi. Bu durumu düzeltmek için dışarıdan kayıtçılar (external recorders) ortaya çıktı. Bunların en bilinenleri Atomos firmasının ürünleri.

Geçen haftalarda Atomos Ninja Assasin ile oynama fırsatı bulduğumu bir önceki yazıda paylaşmıştım. Esasen ben bu dışarıdan kayıtçılara pek sıcak bakmıyorum. Bu tür aletler kamerayı hantallaştırıyor, iş akışını karmaşık hale getiriyor ve ne kadar faydalı oldukları da çok şüpheli.

Yine de Atomos Ninja Assasin ilgimi çekiyordu zira 1295 USD fiyatla 7 inch boyunda 1920*1080 bir ekrana sahip olabilmek bile iyi bir şey diye düşünüyordum.

Öncelikle olumsuzluklardan başlayayım: Aletin kutusundan pil çıkmıyor. Gerci Atomos Sony’nin NP-F serisi pilleri kullanıyor ve bunlar epey yaygın olarak bulunabiliyor. Yine de fiyatın içinde pil ve şarj aleti olmadığını dikkate almak gerek. Ayrıca kutudan HDMI kablosu da çıkmıyor ve tabi SSD disk de. Yani 1295 dolar sadece başlangıç fiyatınız. Buna 100 USD piller için 200 USD de orta boy bir SSD için eklemeniz gerekebilir. Yaklaşık 50 dolar da kameranın hot shoe bağlantısını kullanacak bir tutucuya vereceksiniz. Böylece gerçek maliyetiniz 1650 USD civarına gelecektir.

Assasin sadece HDMI üzerinden kayıt yapan bir sistem. Alet epey küçük ve kullanışlı. Çok ağır değil. Herhangi bir SSD’yi takıp kayıt yapmaya başlamadan önce bir yazılım güncellemesi yapmanız gerekebilir ama o da çok zor değil böyle bir aleti alan biri için.

Aleti herhangi bir HDSLR’a bağladığınızda ekranda görüntü beliriyor ve dokunarak kayıt ayarlarını, ekranda olmasını istediğiniz göstergeleri (focus ve pozlama destekleri, profil ayarlari, LUT vs) değiştirebiliyorsunuz. Ayrıca playback ve hatta basit kurgu yapmak da mümkün.

IPS teknolojisini kullanan ekran keskin ve renkleri düzgün. Dokunmatik özelliği başarılı. Tabi parlaklık dışarıda çekim yaparken asla yeterli değil ve mutlaka bir siperlik lazım (Bütçeye 30 dolar daha yazın : )

Aletin bir diğer olumsuz yönü hızı: Açılması 10 sn kadar sürüyor. Ayrıca playback ve kayıt seçenekleri arasında gidip gelirken de 8-10 sn. kadar beklemek zorundasınız. Özellikle pilden tasarruf etmek isterseniz sürekli açıp kapamalar sırasında bu bekleyişler gayet sinir bozucu olabiliyor.

Assasin HDMI’dan gelen veriyi ProRes veya Avid DnxHD olarak çeşitli sıkıştırma oranlarıyla kaydedebiliyor. Elinizdeki SSD diskin hızına ve tabi kameranıza göre 4K çözünürlüğe ve HD’de 120 fps’e kadar 10 bit kayıt imkanı var. RAW video kaydı bu modelde yok. Onun için SDI üzerinden çalışan üst modellere bakmalısınız.

Peki gelelim can alıcı soruya: Bu alete kayıt yapmak görüntü kalitesi açısından manalı bir fayda sağlıyor mu?

Kısa cevap hayır ama yine de bu Assasin bir işe yaramaz anlamına gelmiyor. Yaptığım karşılaştırmalarda görüntü kalitesindeki fark çok çok küçüktü (örneğin kameranın kaydında gökyüzünde var olan hafif bir sıkıştırma bloklanması (mosquito noise deniyor) Assasin’deki kayıtta yoktu). Yani elinizdeki HDSLR 8 bit 4:2:2 çıktı veriyorsa bunu Prores veya DnxHD olarak kaydetmek size büyük bir avantaj sağlamıyor ama yine de sonuçta kurgu için daha kolay işlenebilir ve daha az sıkıştırılmış dosyalar elde etmenizi sağlıyor. Belki kayıt 4:2:2 olduğu için key işlemlerinde ufak bir avantaj da sağlayabilir. Renk düzenlemede de aynı şekilde küçük bir avantajı olabilir ama bunlar söz etmeye bile değmeyecek avantajlar.

Ancak GH4 gibi 4K ve 10 bit çıktı veren bir kameranız varsa o zaman Atomos çok daha önemli hale gelebilir. Ne yazık ki benim elimdeki kameralar HD ve 8 bit çıktı veriyordu (Nikon D750 ve 5D MK III)

Bunların ötesinde başta dediğim gibi sadece kamera üstü bir ekran olarak bile Assasin fena bir alışveriş değil (Small HD’nin benzer ekranları daha pahalı zira). Kayıt yapabilmesi de bir artı tabi ki. Aletin işçiliği orta düzeyde, düğmeler biraz takir tukur ama belki öyle olması daha iyi.

Nikon, Canon ve Sony kameralar Assasin ile konuşabiliyor: Yani kamerada kayda bastığınızda Assasin de otomatik olarak kayda giriyor ve timecode verisini kameradan alıyor. Ne yazık ki dosya isimlerini almıyor bu yuzden o konuda sizin bir şey yapmanız gerek.

Özetle bir ekran ve yedekleme ünitesi olarak bile Assasin bu tür bir alete bütçesi olanlar için veya özellikle GH4 gibi 10 bit çıkış verebilen kamera sahipleri için düşünülebilir bir cihaz. Yine de biraz daha para biriktirip bir üst modeli (Shogun) almakta yarar olabilir. özellikle HDMI 2.0’ın yükseldiği bir dönemde HDMI 1.4b ile çalışan bir alete yatırım yapmak ileride üzücü olabilir.

Photokina

Gecen hafta Photokina sayesinde epey kamera döküldü ortalığa. O kadar çok ki her birine ayrı yazı yazmaya üşendim. Canon EOS 6D, Nikon D600, Sony’nin yeni “full frame” compact kamerası RX1 (dünyada ilk), Leica’nın yeni M’i, Pentax K5, Fuji’nin E1’i, yeni Sony Nex 6, Olympus’un yeni PEN’i, Panasonic’ten çok tutan GH2 güncellemesi GH3, Sony’den Alpha SLT A99… Son olarak  Hasselblad’dan yukarıdaki resimdeki, içi tamamen Sony Nex 7 olan ama dışı pek havalı görünen ve bu yüzden de 6500 USD fiyatla satılacak olan Hasselblad Lunar! Kim ici 1000 dolar olan bir kameraya üstüne Hasselblad yazildi diye 6500 dolar verir? Evet biliyorum var bir sürü meraklı. Bütün bu gürültüye rağmen heyecan verici bir kamera var mı? Doğrusu hayır. Hassel örneğinde olduğu (tabi o olabilecek en uç örnek) gibi birbirine çok benzeyen bir sürü kamera. Tabi ki 10 yıl öncesine göre çok daha şanslıyız ama açıkçası bütün bu modeller uykumu getiriyor. Hele Canon ve Nikon gıdım gıdım veriyor yenilikleri. Oysa neler yapılabilir? Öncelikle dinamik aralıkla pek kimse uğraşmıyor. Dinamik aralıklar hala yetersiz. Biraz daha spesifik ama mesela sensörden tilt and shift le de kimse uğraşmıyor. Oysa muthiş olasılıklar açılabilir. Yüksek kareyle de pek kimse ilgilenmiyor. Varsa yoksa 60 kare… Her kamerada wifi ve GPS olmalı ama bu da henüz çok az modelde var. Aslında haklarını vermek gerek yine en ilginç girişimler Sony’den geliyor. SLT dalgasını onlar başlattı. RX1 de ilginç bir kameraya benziyor. Bakalım arkası gelecek mi? Yıllar önce yine Sony benzer ataklar yapmış (2005’te duyurulan R1) fakat sonra arkasını getirmemişti. Hadi birileri ilginç bir şey yapsın artık!

Nikon D600

Epeydir 2000 doların altına tam boy algılayıcılı bir kamera bekleniyordu. Henüz 2000’in altına gelmese de Nikon’un D600’u 24 Mp lik tam boy algılayıcısıyla simdilik en ucuz “tam boy” govde oluyor. D800’un kırpılmış hali gibi görünen alet tabi ki HD video da çekebiliyor ve alıştığımız gibi 25600 ASA’ya kadar destek veriyor. Aynı zamanda HDMI üzerinden uncompressed kayda izin veren D600 2100 USD’lik gövde fiyatıyla duyuruldu. Sıra Canon’da. Bir onceki yazıdaki Sony video kameradan da görülen o ki zamanla bütün kameralar “tam boy” algılayıcı kullanacaklar. Oysa 10 yıl önce dünyanın ilk 35 mm algılayıcı kamerası Canon 1Ds cıktıgında 8000 USD fiyata sahipti. 10 yılda yuzde 75 fiyat dususu fena degil! Ayrıntı surada.

Canon G1X ve Nikon D4

Bu iki kamerayi yan yana getirmek çok saçma ama ikisine ayrı yazı yazmaya da üşendim doğrusu : )

Nikonlarla genel olarak pek ilgilenmiyorum. Bunun iki nedeni var: Birincisi elimde bir sürü Canon mercek varken şimdi tutup Nikon’a geçmem boşa para harcamaktan başka bir işe yaramaz. İkincisi Nikon videoya Canon kadar önem vermiyordu (en azından bugüne kadar). Kısaca kafalarda soru işareti kalmaması için: Canon’un Nikon’dan daha iyi olduğunu (veya tersini) düşünmüyorum veya Canon’dan para almıyorum (hatta tam tersi Canon’a para veriyorum!)

Yeni Nikon fiyatından da anlaşıldığı gibi Canon’un 1Dx’ine doğrudan rakip. 16 MP’lik kamera bize öncelikle Megapiksel yarışının şimdilik kesin olarak bittiğini gösteriyor. Önümüzdeki yıllarda bu durum değişebilir ama görünen o ki bir kaç yıl için bu yarış bitti. Yeni yarış “daha iyi görüntü, daha yüksek ASA” alanında olacak.

Kameranın üzerinde çok durmuyorum zira her şeyi harika yapan gayet güzel bir alet işte : ) Zaten bunu alacak insanların ne aldıklarını biliyor olmaları gerekir. Aletin en ilginç özelliği HDMI üzerinden uncompressed HD video çıktısı vermesi. Bunun ayrıntıları şimdilik belirsiz ama her şekilde bu Canon’u utandıracak bir adım. Yeni 5D’de bu özelliğin olacağına kesin gözüyle bakabiliriz artık.

Diğer kamera benim yıllardır nefret ettiğim G serisinin “devrimci” bir türevi. Evet Canon G1x ile ilk defa küçük bir kameraya büyük sensor koyuyor. Bu işi yaparken ilginç bir kararla merceği sabit bırakıyor (4x bir zoom). Bence bu doğru bir karar. Yanında küçük bir kamera taşımak isteyen biri cebinde başka mercekler taşımak ister mi? Sanmıyorum. Alet aynı zamanda full HD 24 fps video çekebiliyor.

Evet yeni oyuncaklar bunlar. Şuradan G1x, şuradan da D4 incelenebilir.

Ayrıca Canon’un 6 adet yeni küçük video kamerası (VIXIA) da şuradan incelenebilir. Üzerlerinde sosyal medya paylaşım butonları varmış : )

Neler Olacak?

Son bir yıl kameralar açısından epey hareketliydi: RED’in kullanılır hale gelmesi, DSLR’ların video çekmeye başlaması, Panasonic ve Olympus’un Micro 4:3 girişimi, 5D MK II’nin krize rağmen inanılmaz bir satış başarısı yakalaması…

Peki bundan sonra ne olur? Televizyondaki futbol yorumcularına dönmeden tahminlerimi sunayım:

Continue reading ‘Neler Olacak?’

Nikon D3X

Henuz resmi olmasa da Nikon D3X beklendiği şekilde çıktı. 24 MP lik bir D3 olan bu yeni model büyük olasılıkla Sony A900’deki algılayıcıyı kullanıyor. Böylece megapixel yarışında Nikon ve Sony şimdilik Canon’u geçmiş oluyorlar.  Yeni Nikon video seçeneği sunmuyor ama sasirtici olarak 16 bit renk desteği veriyor. Bu da D3X in ürettiği her kare yaklaşık 130 MB olacak demektir…

Ayrıntı burada.

PS: 16 bit renk desteği değil 14 bit renk derinliğinde 16 bit işleme seçeneği sunuyormuş. Ne demekse!!

5D MKII: Mutlu Son

Neredeyse bir yildir beklenen kamera sonunda cikti: EOS 5D Mk2 (isminin ne olacagi bile uzun sure tartisilmisti sonunda ilk dedikodusu yapilan isimle cikmis)

Kabaca ozellikler: 21 MP (bu siniftaki en yakin rakibinden 9 MP daha fazla), 14 bit tam boy algilayici, 25600 ıso, 1920*1080 Full HD video (Quicktime h264 codec 38 Mb/s), toz temizleme, VGA LCD ekran, live view, saniyede 3.9 kare cekim hizi, HDMI cikis…

Diger ozellikler daha once dedikodusu yapilan sekilde ortaya cikti ancak full HD video buyuk surpriz (ilk full HD video ceken DSLR 5D Mk2 oldu). Gerci son bir aydir o da konusuluyordu ama yine de pek ihtimal vermiyordum dogrusu. Bugunden itibraren artik DSLR – video kamera ayrimi daha da netsizlesti. Gerci 5D mk2 en uzun 29 dk. cekebiliyor ama zaten bundan fazlasina da ihtiyac olacagini düşünmüyorum.

Bu gelismeyle Canon son cikardigi kameralarla dikkat ceken Nikon’a gayet saglam bir cevap vermis oluyor ve 2700 USD lik fiyatla D700 icin de cok ciddi bir rakip ortaya cikariyor.

Daha fazla ayrinti burada.

Acilen para biriktirmeye baslamak gerek : ) Bir de tabi 5D mk3 icin spekulasyon yapmaya devam!

DSLR ve Video: Yeni Bir Dönem

1992’de Emre’den ödünç aldıgim Canon AE-1’e 50 mm 1.8 lik merceği takıp vizorden bakıyor ve gördüğüm seye hayran kalıyordum. Sonra bir de Video8 kameranın vizöründen bakıyordum ve aradaki devasa fark beni deli ediyordu. Fakat o zaman Internet yoktu ve neden bu iki goruntu arasinda bu kadar fark oldugunu asla anlayamıyordum. Sadece sunu dusunup duruyordum: Keske birisi AE1 gibi bir video kamera yapsa!

Simdi 2008’in sonunda birisi bunu yaptı : )

Continue reading ‘DSLR ve Video: Yeni Bir Dönem’

Nikon D90: Video!

Haberlere yetisemiyorum artik 🙂

Bugün Nikon yeni modeli D90’i duyurdu. 12 MP lik kamera genel özellikler açısından çok büyük bir gelişme taşımıyor ama yıllardır dedikodusu yapılan ve beklenen önemli bir özelliği var: Video

Evet D90 720P çözünürlüğünde 24p HD video kaydedebiliyor. M-Jpeg sıkıştırma kullanan D90 en yüksek kalitede, en uzun 5 dk. aralıksız kayıt yapabiliyor.

Böylece tarihin ilk video kaydı yapan DSLR’ı Nikon D90 oluyor ve Canon bir gol daha yiyor : )

Peki video kameraların yerini DSLR lar alır mı? Bana kalsa “yıllardır bunu bekliyorum” derim. Bence video kameralar hem tasarım olarak hem işlev olarak DSLR ların çok gerisinde kaldı. Video özellikleri daha geliştirilmiş bir DSLR benzer bir video kameraya bin kere tercih edilebilir. Tabi henüz D90’in ayrintili testleri ortada yok ama görüntünün çok iyi olacağına neredeyse eminim. Ayrıca Sony’nin uyduruk mercekleri yerine gerçek mercekler kullanmak çok daha iyi olacak.

Şu sıra DSLR veya kamera alınmaz. Bekleyelim bakalım bundan sonra neler olacak? Ayrıntı burada

PS: Videolar da burada… Sonuçlar harika gorunuyor.

EOS 50D: Megapixel Yarışı Devam

EOS 50D Canon ve DSLR tarihinde önemli bir sıçrama olacak gibi görünüyor. 10.1 MP’den 15.1’e çıkmak, hem de bu sırada max ISO yu 12800’e çıkarmak mühendislik açısından kolay iş değil. Herkes megapiksel yarışının bittiğini düşünüyordu. Hem merceklerin hem de fizik biliminin izin verdiği sınıra çok yakın olduğumuz genel kanıydı (Örneğin küçük kameralarda MP yarışı bitti çünkü algılayıcı boyutu daha fazla pikseli sıkıştırmaya izin vermiyor. Bunu yapsanız bile elde ettiğiniz şey daha fazla gürültü oluyor)

Peki bu nasıl oldu? Web den derlediğim bir kaç nokta ile açıklarsak:

Continue reading ‘EOS 50D: Megapixel Yarışı Devam’

EOS 50D

5D Mk2 beklerken yine başka bir şeyle karşılaşıyoruz: Dedikodular doğruysa yanda resmi görülen EOS 50D yarın duyurulacak.

Özellikler tam net olmamakla birlikte:

** 15 MP (Şu an bu sınıfta rekor)

** DIGIC 4 yeni işlemci

** 920 bin noktacıklı yeni LCD ekran (hele şükür)

** Daha iyi ISO performansı (12800 ISO)

** HDMI çıkış

** Saniyede 6.3 kare çekim hızı

Buradan incelenebilir. Bu hareketle Canon yine garip bir iş yapmış oluyor. Beklentilerin tersine üst uç yerine orta sınıfta taaruz başlatıyor. 10.1 MP den 15 MP ye çıkmak ciddi bir artış. Hele buna rağmen kameranın noise üretmesini engelleyebildilerse bu önemli bir gelişme demektir.

Bu durumda yeni 5D MK2 nin 18 – 20 MP olması beklenebilir. Bu da Canon geri dönüyor demektir!

Tabi ürün henüz resmen duyurulmadı. İşin doğrusu yarın belli olacak.

PS: İlk verdiğim link öldüğü için yenisini koydum.
PS2: Bugün (26.08) resmen duyuruldu. Dedikodular gerçek çıktı.

D700 Yarin…

Dedikodular dogru çıktı. Nikon D700’ü yarın resmen duyuracak. Tabi her zamanki gibi bir gün önce ayrıntılar burada… : )

Nikon aslında bu hareketiyle Canon’un 3 yıl önce çıkardığı 5D’ye geç bir cevap veriyor: D700’deki 12 MP lik algılayıcı şu an D3’de kullanılanla aynı. 6400 ISO’ya kadar doğrudan destek var. 3 inch lik yüksek çözünürlüklü LCD ve toz temizleme sistemi mevcut. Fiyat 3000 USD olarak tahmin ediliyor.

Böylece D3’ün de yakın zamanda yenilenmesini bekleyebiliriz (aksi durumda D3 almanın bir anlamı kalmayacak). Bu durumda Canon her yönden saldırı altında kalacak. Canon rakibine hızlı bir cevap veremezse Nikon’un DSLR pazarında bu yıl zaten artan payı daha da büyüyecek.

Cevap zaten çok uzun süredir beklenen 5D mk2 veya 3D – 6D şeklinde gelecek. Her ne kadar Nikon şu an atılımda olsa da unutmamak gerekir ki Canon hala üç yıl ileriden gidiyor. Eğer gelecek ay yenilenmiş bir 5D duyurulursa ve en az 15 MP’lik algılayıcılı ve yüksek ISO’da gren sorununu aşmış bir modelle karşılaşırsak Canon öndeki pozisyonunu koruyabilir. Aksi durumda Nikon daha iyi bir seçenek olacak çünkü D700 51 noktalı bir AF sistemine sahip ve gövdesi 5D’ye göre daha dayanıklı…

Bir diğer iddia da Canon’un bu segmenti ikiye böleceği ve 3D – 6D olmak üzere iki full frame model çıkaracağı yönünde… Bekliyoruz… Bu da futbol geyiği gibi bir şey işte : ) Bitmek tükenmek bilmiyor!