Tag Archive for 'son'

Dünyanin Son Günü

Gençken yönetmenliğin gövde gösterisi olduğunu düşünürdüm. Artık tabi öyle düşünmüyorum. Temelde yönetmenin görevi sorun çözmek ya da daha doğrusu bir fikri anlatmak için görsel çözümler bulmak. Tabi ki herhangi bir çözüm diğerinden daha doğru demek imkansız ama verilmesi gereken kararlar var ve bunları belli sınırlar içinde vermek zorundasınız (bütçe, zamanlama, teknik vs)

Yerçekimi grubunun yeni single şarkısı “Dünyanın Son Günü” için çektiğim yeni klibi yukarıda izleyebilirsiniz.

Klibi çekebilmek için Glidecam sabitleyici sistemine Kadir Köymen‘in motorlu pan kafasını oturtmam ve dengelemem gerekti. Manfrotto nun harika bağlantı parçaları sayesinde bir kac günlük uğraşma ve Zoom İthalat seferi sonunda bunu başarabildim. Bunu dünyada başka yapan olmuş mudur bilmiyorum 🙂 Klibi elimdeki 5d mk 3 ile  raw çekmek istiyordum fakat aynı zamanda yüksek kare olması da gerekiyordu. Neyse ki çekimden bir kaç gün önce Magic Lantern’in kırpma olmaksızın 39 fps e ulaşabildiğini fark ettim.

Klibi çekmek için kumsalda buluştuğumuzda beni taşıması gereken ATV nin aslında çalışmadığını anladığımda koşmaktan başka çare kalmamıştı. Böylece ışık tutan arkadaşlarım, üzerimde glidecam smooth stabilizer a bağlanmış roll kafasıdaki kamera ile ben, oyuncumuz Merve, Emre, Murat, Altan ile birlikte sahilde koşarak güneşi batırdık. Koştuğum ve Glidecam kullandığım için klibi aslında görmeden çektim diyebilirim.

Bugünün yönetmenlik anlayışı içinde kabul edilemez sayılacak bu çalışma şekli, bütçe ve zaman darlığı vs gibi kısıtlamalarla birleştiğinde aslında bazen daha iyi oluyor diye düşünüyorum.

Blade Runner Son Kurgu…

Blade Runner Sinema okulunun birinci sınıfındayken görüp hasta olduğum Blade Runner’ın seneler içinde değişik versiyonlarını izlemeye devam ettim. Bluray olarak çıkan 6 disklik son versiyon (Blade Runner Final Cut) hediye gelince eski günlere döndüm. (Sanırım ve umarım bundan sonra başka Blade Runner versiyonu çıkmaz : )

Filmin yenilenmiş ve yeniden kurgulanmış HD kopyasından da ilginç olan 3.5 saatlik “Dangerous Days: Making Blade Runner” adlı belgesel. Meraklılarına mutlaka izlemelerini öneririm. Belgesel boyunca Ridley Scott’un yapımcılar tarafından sürekli baskı görmesine rağmen sonuna kadar tipik İngiliz soğukkanlılığıyla istediği filmi yapmak için verdiği mücadeleyi izliyorsunuz.

Yapımcılar ve test gösterimine katılanlar filmden nefret edince Scott’un direnmesine rağmen filmin sonu değiştirilip, dış ses eklenerek durum kurtarılmaya çalışılıyor ama film yine de “iş yapmıyor”. Oysa aradan geçen 25 yılda bildiğiniz gibi film bir kült statüsüne yükseldi. Geçen bunca yıla rağmen kırgınlığı içinden atamamış olmalı ki Scott bir yerde “Herhalde şimdi aslında ne kadar iyi bir yatırım yaptıklarını anlamışlardır.” diyor.

Belgesel boyunca Scott’un herkesin şüpheyle baktığı bir mükemmeliyetçiliğin peşinde kavrulup gittiğini ve yapayalnız kaldığını açıkça görebilirsiniz. Her iyi filmde arka planda böyle bir hikaye var sanırım…

Bu arada içinde hiç bilgisayar efekti olmayan Blade Runner, 25 yıl sonra bile hala çok iyi görünüyor.