Black SwanBlack Swan yazısına yapılan yorumlar http://www.ilkercanikligil.com/2011/02/21/black-swan/ Tue, 29 Dec 2015 08:46:38 +0000 hourly 1 https://wordpress.org/?v=5.5.3 Yazar: Timur Ercetin http://www.ilkercanikligil.com/2011/02/21/black-swan/#comment-9248 Mon, 04 Apr 2011 09:44:57 +0000 http://www.ilkercanikligil.com/?p=1910#comment-9248 Ben de zaten kendi söylediklerime gönderme yapmıştım. Söylediklerimin tamamının doğru ya da yalnış olmadığını belirtmek istemiştim. Tam bir iletişimsizlik teması olmuş.
Antonioni’nin ruhu şad olsun:)

]]>
Yazar: temmuz http://www.ilkercanikligil.com/2011/02/21/black-swan/#comment-9247 Mon, 04 Apr 2011 09:29:48 +0000 http://www.ilkercanikligil.com/?p=1910#comment-9247 Yok, ben o bağlantıyı, benim okumam senin okumanı döver diye değil, başlamışken devam edelim diye koydum zaten. Bunun mutlak doğrusu yanlışı olmaz, her analiz kişiseldir.

]]>
Yazar: Timur Ercetin http://www.ilkercanikligil.com/2011/02/21/black-swan/#comment-9242 Sun, 03 Apr 2011 20:56:17 +0000 http://www.ilkercanikligil.com/?p=1910#comment-9242 Mutlaka bilinen birsey, filmi en küçük parçacıklarına ayrıştırıp analiz etmek. Filmi sahnelere ayırıp, sahneleri planlara ayırıp , analitik dekupaj yapmak. Planın bütünü analiz etmek gerekir. Bence bir film görüntülerden değil planlardan oluşur. Filmi bir kere seyredip bütünsel analiz yapınca tabii ki son derece yüzeysel kalıyor. Derinlemesine bir analiz olmuyor. Yukarıdaki gibi sadece metafor ve temadan bahsedip kekemeliyor insan. Benim yaptığım son derece kaba bir senaryo analizi. Kaba diyorum zira senaryo analizi yaparken tema ,dramatik öneri, aksiyon çemberi vs hicbirini yazmadım. Velhasıl mizansen analizi,dekupaj analizi, senaryo analizi, filmdeki elipsler, filmdeki metaforlar, herşeyi birbirine karıştırmamak lazım. Bir de tabii bu matematik ya da fizik olmadığı için biliyorum denecek bir konu değil. Kamera konusunda konusmaya devam edelim:)

]]>
Yazar: temmuz http://www.ilkercanikligil.com/2011/02/21/black-swan/#comment-9238 Sun, 03 Apr 2011 15:32:24 +0000 http://www.ilkercanikligil.com/?p=1910#comment-9238 okuma faslına geçtiysek bu da benden olsun.

http://ustumegelme.wordpress.com/2011/03/25/derin-siyah-kontrastli-black-swan/

]]>
Yazar: Timur Ercetin http://www.ilkercanikligil.com/2011/02/21/black-swan/#comment-9236 Sun, 03 Apr 2011 12:00:26 +0000 http://www.ilkercanikligil.com/?p=1910#comment-9236 Herkese Merhaba,
Bu gruba ilk defa mail atiyorum. Liseden arkadasim İlker beye sevgiler:))

Biraz ders gibi olacak ama….

Blocbuster diye adlandırdıgımız gise hasılatı 100 milşyon dolari asmis Amerikan filmlerinin senaryosunun büyük cogunlugunda cogunda 7 ana etap var. 22 ana blok, keşfetme durumu, senfonik diyaloglar vs… vardır.
1- İlk etap Protagonistin zayıflığı ve ihtiyaçları. Her zaman öyküye başı belada ya da problemleri olan bir protagonist ile başlamak gerekir. Ve bu zayıflıklarından bir tanesi protagoniste problem çıkartır. Öykünün sonuna kadar protagonistte bir eksiklik duygusu olmalı.

2- İkinci etap Arzu, istek, protagonistin amacı. Bu öykünün lokomatifidir. Herşey bu arzuya bağlıdır.

3- Diğer etap karşı güçdür. Antagonist. Protagoniste karşı çıkan. Protagonistin amacına ulaşmasını engellemeye çalışan. Böylece kaçınılmaz bir şekilde karşı karşıya gelirler ve Çatışma olur. İşte bu aşamada birçok senarist senaryonun tam ortasında büyük bir problem yaşar. Çünkü öykünün nereye gideceğini bilmezler. Eğer antigonisti yani karşı çıkan gücü çok iyi inşaa ederse, o zaman öyküde çok kuvvetli bir şekilde ilerler. Çünkü çatışma her zaman gerilimi ivmeli bir şekilde arttırır.

4- Plan : Bir sonraki etap, protagonist karşı gücü yenmek ve amacına ulaşmak için bir plan bulup bir strateji gerçekleştirir. Her protagonistin hikayenin geri kalan bölümüne damgasını vuracak bir planı mutlaka olur. Çatışmayı hikayenin doğrultusunda inşaa ederiz. Böylece sonraki etaba geçeriz : Çarpışma yada savaş..

5- Çarpışma en büyük çatışmadır ve final yani son çatışmadır. Ve genellikle bu bölümde protagonist amacına ulaşır. Bu çarpışma başka bir etaba geçişe neden olur. Protagonistin benliğinin ortaya çıkması.

6- Farkına varmak- keşfetmek : Protagonistin benliğinin ortaya çıkması. Protagonistin kendisi hakkında çok önemli bir bilgiye kavuşması. Gerçekte , nasıl birisi olduğunu keşfetmesi. Özünde nasıl birisi olduğunu keşfetmesi. İşte tam burada karakterin filmin başında ifade edilen ihtiyacı tatmin olmuş olur. Buradan da son etaba geçeriz.

7- Öyküyü yeni bir başlangıç ile bitiririz. Herşey sakin, herşey normale döndü, ama karakter ya da karakterler bu deneyimleri yaşayarak bu parkurdan geçerek değişim göstermiştir.

Black Swan fiilmine gelince..
Bu filmde bütün bu etaplar tabii ki var.

Tabii burada protagonistin amacı olan ve karsi cikan guc de kendisi. Catismada haliyle kendisi ile oluyor.

Ama bence en onemlisi , son derece Freud cu bir film.

Kızın annesi ona hamile kaldigi icin baleyi birakmis ve bu yuzden kızını sucluyor. Kiz ise annesinin ona verdigi sucluluk duygusu yuzunden annesinden nefret ediyor.

Freud’e gore annesinden nefret eden bir kizin ilk yapacagi sey, annesi ile olan tek ve en önemli olan ortak noktayi yok etmek. Yani kadınlığını, libidosunu yok ediyor. Bu durumda ya aseksuel ya da hemcinsine ilgi duyuyor.

Sucluluk duygusunu bastirmak icin de mukemmel olmak istiyor. Mukemmel olmak sucluluk duygusunu bastirabilecegi tek sey. Bu da yukarida anlattigim filmin basindan sonuna kadar bir eksiklik duygusu konusu… Arzusuda bu sucluluk duygusundan kurtulmak. Planı ise en mukemmel sekilde rolu kimseye kaptirmadan bale gösterisinde en mukemmel sekilde oynamak.

Bir de mukemmel oldugunu anladigi an gidiyor Vincent casseli opuyor ve kadinligina da kavusmus oluyor.

Bu karaktere aynı zamanda auto- destructif oluyor ve kendini imha ediyor. Filmin sonunda da ölmek uzere iken zaten : Artik mukemmelim diyor.

Filmde tabii ki her gerilim filminde oldugu gibi heyecan surekli ivme kazandirilmis. Tek sevmedigim cok fazla ayna plani, biraz zorlama geldi.
Bir de Nathalie Portmanın, Gogard’in Nefes Nefese filminde oynayan Jean Seberg’e cok benzemesi ve Godar’ın filminde arabada Jean Seberg’i amorstan gösterip surekli jump cut yapması ve yine Nathalie Portman’ın amorstna jump cut planları.. Belki tesadüftür.
Aslinda daha soylenebilecek cok sey var. Ama senaristin ciddi sekilde Freud hakkinda bilgisi oldugu hatta benim 15 sene once okudugum Freud’un annesinden nefret eden kız cocuklari ile ilgili arastirmasindan yola ciktigini soylemek bile mumkun.

]]>
Yazar: Oİ http://www.ilkercanikligil.com/2011/02/21/black-swan/#comment-9212 Wed, 30 Mar 2011 23:17:06 +0000 http://www.ilkercanikligil.com/?p=1910#comment-9212 Ve Hocam animasyon film hakkında da blog yazınızı okumak sevindirici olacaktir.tşkler

]]>
Yazar: Oİ http://www.ilkercanikligil.com/2011/02/21/black-swan/#comment-9211 Wed, 30 Mar 2011 23:13:56 +0000 http://www.ilkercanikligil.com/?p=1910#comment-9211 İlker bey,THE EVENT dizisi hakkında ne düşünüyorusnuz,yorumlarınızı teknik ve kurgu açısından alabilirmiyim?

]]>
Yazar: Oİ http://www.ilkercanikligil.com/2011/02/21/black-swan/#comment-9190 Sun, 27 Mar 2011 15:35:06 +0000 http://www.ilkercanikligil.com/?p=1910#comment-9190 açıkcası bende film bittiği anda içimde bir kötü his yarattı ,ne iyi diyebildim ne de kötü,size katılıyorum,natalie portman ın karakter oynayarak yeteneğini sunduğu,yönetmeninde tekniğini konuşturduğu bir araç olmuş film,ne içerik ne kurgu ne teknik birbirinin içine geçerek izlenim bütünlüğü vermedi bana,mesaj neydi,mükemmeliyetçilik öldürür tezi mi :)oooo f..ing bullshit

]]>
Yazar: ferit http://www.ilkercanikligil.com/2011/02/21/black-swan/#comment-9117 Sat, 12 Mar 2011 21:30:35 +0000 http://www.ilkercanikligil.com/?p=1910#comment-9117 hocam, yaşlanıyosun hocam 🙂

]]>
Yazar: ali aga http://www.ilkercanikligil.com/2011/02/21/black-swan/#comment-9088 Mon, 07 Mar 2011 14:51:23 +0000 http://www.ilkercanikligil.com/?p=1910#comment-9088 Ben filmi begendim, ama ilker’in aranofsky ile ilgili soyledigi onerme kesinlikle dogru. Bir de boyle seyler de var izlenesi / http://bit.ly/grCCJ9

]]>