DSLR ve Video: Yeni Bir Dönem

1992’de Emre’den ödünç aldıgim Canon AE-1’e 50 mm 1.8 lik merceği takıp vizorden bakıyor ve gördüğüm seye hayran kalıyordum. Sonra bir de Video8 kameranın vizöründen bakıyordum ve aradaki devasa fark beni deli ediyordu. Fakat o zaman Internet yoktu ve neden bu iki goruntu arasinda bu kadar fark oldugunu asla anlayamıyordum. Sadece sunu dusunup duruyordum: Keske birisi AE1 gibi bir video kamera yapsa!

Simdi 2008’in sonunda birisi bunu yaptı : )

Bu buyuk bir gelisme. Su an belki ne kadar onemli oldugu anlasilmiyor ama bu her seyi degistirecek bir gelisme. Nedeni basit: Video kamera ureticileri yillardir bizi cok kotu kameralara mahkum ettiler. Tabi bunu keyiflerinden yapmadilar CCD uretme maliyetleri de yuksekti ama biraz dusunce tembelligi de soz konusuydu. Bu blogda aylardir DSLR lara video kameralardan daha fazla yer vermemin nedeni de biraz bu durumun bende yarattigi bikkinlik.

Video kameralarin en buyuk eksisi algılayıcı alanın aşırı küçük oluşu. Bu alan küçüldüğü zaman bir kac sorun birden ortaya cikiyor:

1 – Alan derinligi artiyor. Yani her sey net oluyor bu da arka planı konudan ayırmanızı zorlastiriyor.

2 – Gürültü (noise) artiyor ve buna bagli olarak düsük isik kosullarinda cekim yapmak zorlasiyor.

3 – Cozunurluk dusuyor cunku kucuk bir alana daha cok cozunurluk saglamak icin mercegin cok daha iyi olmasi gerekir oysa video kamera mercekleri genelde ucuz ve kotudur.

DSLR lar 2000’lerin basinda yayginlasmaya basladi ama asil patlama 2004’ten sonra EOS 300D ile oldu diyebiliriz. Talep de cok buyuk olunca arka arkaya modeller geldi. Bu aletlerin iki buyuk ustunlugu vardi: İlki algılayıcılarının cok buyuk olması, ikincisi RAW (ham) veri olarak kayıt yapabilmeleri.

Buna karsilik video kamera cephesinde neredeyse hic bir ciddi gelisme olmadi. Evet HDV gibi sacma sapan formatlar ortaya cikti ama acikcasi kamera ureticileri cok hantal davrandilar.

Canon’un video ceken DSLR uretme konusunda isteksizligi anlasilabilir cunku Canon ayni zamanda son derece hantal ve basarisiz video kameralar yapan bir sirket. Sony de oyle. Oysa Nikon video kamera ureticisi degil. Kendi satislarini baltalama riski yok. Bu nedenle ilk Nikon’un bunu yapmasina sasmamak gerek.

Peki simdi ne olacak? Hemen kosup bir Nikon D90 almak gerekir mi?

Bence Pandora’nin Kutusu acildi. Bugunden itibaren her video kamera ureticisi ne yapacagini dusunse iyi olur. Zira Nikon’un 1000 dolara sattigi D90’in su an Sony’nin 5000 dolara sattigi EX1 – 2 vs gibi kameralardan kat kat daha iyi video kaydetmesi kabul edilebilir bir durum degil.

Tabi ki Sony’nin hala avantajlari var (genelde pratik bir takim ustunlukler, ses giris cikisi vs). Sonucta tabi ki D90 bir video kamera degil ama buna ragmen D90’in urettigi videolar Sony’ninkilerden o kadar iyi ki bu yetersizlikler onemini yitiriyor.

Simdi yapilmasi gereken tek sey var: RAW video ciktisi verebilen bir DSLR yapilabilirse (ki bu daha 5 – 6 yil alabilir) bildigimiz video kameralarin hic bir sansi olmaz. Hatta 35mm film bile ciddi darbe alir (ki fiyati farkli olsa da zaten RED esasen boyle bir alet). Su an D90’in nasil bir sikistirma ile calistigini bilmiyoruz. Cok ciddi bir sikistirma yapiyor olabilir.

Peki soru hala ortada Nikon D90 alınır mı? Bence alınır ama biraz beklemek ve Canon’un (hatta Sony’nin) ne yapacagini gormek gerek. Sony bu durumda iki yol tutabilir: Ya algıyıcılarını urettigi Nikon’a baski uygular ve DSLR lara video secenegi koyulmasini onlemeye calisir. Ya da oturup adam gibi bir video kamera yapar.

Sozun ozu: Biraz daha sabretmek gerek ama bu arada DSLR alacaksaniz bence de D90’in fiyati verdigi sonuc icin cok cok cok iyi… Bir an bile dusunmeye gerek yok.

17 Responses to “DSLR ve Video: Yeni Bir Dönem”


Leave a Reply