EOS 5d MK II için “kırılmış” bir firmware geliştirme adımlarından bahsetmiştim. Sonunda firmware Büyülü Fener (Magic Lantern) adıyla çıktı. Yazılımın güzel tarafı kameranın ROM’una hiç bir şey yazmaması. Böylece istediğiniz anda normal Canon firmware’ine dönebiliyorsunuz.
Chuck Westfall Canon’un Amerika sözcüsü ve teknik danışmanı. Bu adamcağız her ay şu web sitesinde bir köşe yazar. Chuck o kadar bilinen bir figür ki “Fake Chuck Westfall” adıyla onunla dalga geçen bir blog bile var ve epey de hit alıyor.
Bu ayki köşesinde dayanamayıp kendisine “5D Mk II 24 veya 25p’yi destekleyecek mi?” diye soruverdim.
Bütün sorulara anında cevap veren Chuck benim soru için 4 gün düşündükten sonra aşağıdaki cevabı verdi:
“Bu konuda bekleyip göreceğiz fakat isteğiniz için teşekkürler!”
Metnin aslına şuradan ulaşılabilir. Bu kısa sohbet (!) neye yorulabilir bilemiyorum fakat “hayır” dememiş olması ilginç…
Micro 4:3 kameralarla ilgili bir sürü soru sorulurken bugün Olympus tarafından duyurulan PEN serisinin ilk modeli E-P1 akılları daha da karıştıracak gibi.
Metal gövdesi ve retro tasarımıyla ilgi çekici olduğu kadar 12 MP’lik büyük algılayıcısı, 720p HD video çekmesi, gövdeden titreşim önleyici sisteme (Image Stabilization) sahip olması, 3.0 inch lik LCD’si ve sadece 335 gr. ağırlığındaki gövdesiyle sağlam bir alete benziyor.
Video özellikleri konusunda henüz tam bir bilgiye ulaşamadım. Aletin Amerika fiyatı 17 mm (35 mm’de 34 mm’ye denk) 2.8 bir prime mercekle birlikte 899 dolar.
RedUser.net üyesi bir firmanın, Shot With RED adlı blogunda “The power of REDCODE RAW” başlıklı bir yazıyayınlamış. Yazıya göre; omuz üzerinden çekilmiş bir kız karesini 4K – TIFF formatında indirip (48 MB), renk düzenleme yapıp – karenin son halini tekrar siteye upload edebiliyorsunuz.
Şu ana kadar color-correction yapılmış 40 farklı versiyon yüklenmiş. Aynı kaynak kareden üretilen “One Image, Many Visions” adlı galeri ilginizi çekebilir. — Son 2 kare benden : )
Dün Kabataş’tan geçerken sahilde Bungee yapan gençler gördüm. Kamera da yanımda olunca dayanamayıp biraz çektim. Project Natal falan derken adrenalinin hası burada
Aradaki 1 sn donuk kare 5D Mk II’nin videonun arasında fotoğraf çektiğinizde oluşturduğu boşluk. Aletin kayıt giriş ve çıkışları (düğmesi garip bir yerde olduğu için) çok sallantılı oluyor ne yazık ki…
Aşağıda da bir kare foto… Atlayanların yüz ifadeleri çok güzel! Fotoğraf mı video mu derseniz galiba bazen fotoğraf demek zorundayım
Ses (konuşma) algılıyor… Şekilleri algılıyor… Derinlik algılıyor… Yüz ve hareketlerinizi algılıyor… ve… Cevap/karşılık veriyor!
Project Natal, Microsoft XBox 360‘ın konsol/kumanda gerektirmeyen yeni platformu. 1 Haziran’da tanıtılan bu yeni platformda; vücut hareketleri, konuşmalar ve hatta eşyalar kullanılarak oyun oynamak mümkün.
Bir CMOS ve infra-red projektörden oluşan 23 cm’lik bir sensör, bu güzide “alete” 3 boyutlu hareket algılama kabiliyeti sağlıyor. Fakat perde arkasında; bunu yorumlayabilen ve diğer özellikleri kazandıran müthiş bir Microsoft yazılımı var. (Vista olmadığı kesin : )
Microsoft şimdiden, oyun üreticilerine 1000′den fazla SDK yollamış. Fakat, henüz Project Natal’ın fiyatı ve piyasaya çıkış tarihi ile ilgili bir açıklama yok. Merakla bekliyoruz…
—
XBox Project Natal’ın resmi YouTube kanalıburada… Sitesi şurada… PlayStation nerede?.. Wii?..
Blog ve e-posta üzerinden bana sorulan sorulardan bazılarını cevaplamak için bir SSS (FAQ) sayfası açtım. Üstteki panelde SSS başlığından ulaşabilirsiniz… Sorularınızı o başlığa ekleyebilirsiniz… Tabi cevabını bilmediğim sorular da gelecektir. O zaman da hep beraber cevabını buluruz diye düşünüyor ve umuyorum….
PS: Bugüne kadar sorular ilgisiz baslıklara karisiyordu artık SSS sayfasını kullanabiliriz.
PS2: Kargasayı azaltmak icin bir FAQ eklentisi kullanmaya basladım. SSS sayfası yorumlara açık olmayacak… Daha önce yorumu olanlardan özür dilerim.
Daha önce efektleri üretmek için Adobe After Effects, Illustrator gibi uygulamaları kullanan OOOII, Star Trek’te Adobe Flash ve Adobe Air uygulamalarını kullanmış. Bunun avantajı; Flash ve Air’in bir programlama dili (ActionScript 3.0) kullanıyor olması. Bu programlanabilir arayüzler/efektler sete çok büyük kolaylıklar getiriyor. Filmde kullanılan akıllı ekranlar, çekim sırasında oyuncuya cevap verebiliyor; geliştiriciler ve/veya yönetmen tarafından, kamera arkasından (gerçek-zamanlı) kontrol edilebiliyor; diğer arayüzlerle iletişim kurabiliyorlar; arayüzlerde ufak değişiklikler o anda – sette yapılabiliyor, vs…
Ayrıca; Flash ve Air, cross-platform uygulamalar. Böylece geliştirme sırasında, aynı ekipte Mac ve Windows (hatta Linux) bağımlıları olsa bile sorun yaşamıyorsunuz. Geliştiriciler birbirlerinin ürettiği dosyalarla rahatça çalışabiliyor.
— Tarihte O Gün: Nisan 2005 – Adobe Systems, Macromedia’yı (dolayısıyla Flash, Freehand, Director gibi uygulamaları) 3.4 milyar dolara satın aldı. Param olsa ben de yapardım : ) Tarihte Bu Gün: Microsoft, Flash’la yarışabilmek için hala SilverLight‘ı yaymaya çalışıyor. Ama Flash web’i de aşıp Hollywood’a girmiş durumda.. : )
Evet sonunda (6 Aylık bir gecikmeyle de olsa) Canon 5D Mk II’yi adam etmeye karar verdi: Buradan öğrendiğimize göre (Tesekkurler Schizophrenia) 2 Haziran’da indirilebilecek yeni firmware ile 5D Mk II şu özelliklere kavuşacak:
- Diyafram kontrolü
- ASA Kontrolü (Auto – 100 – 6400 - H1)
- Örtücü Hızı Kontrolü (1/30 – 1/4000)
Fakat ne yazık ki 25 kare konusunda bir gelişme yok. Buna da şükür demek durumundayız şimdilik. Canon bu hareketiyle bile video kamera konusunda büyük bir adım atmış oluyor. Bundan sonra 5D Mk II’nin dünyanın en iyi “video çeken aleti” olması için tek bir engel kalıyor: 25 veya 24 kare…
PS: Bu arada Canon tarihinde ilk defa firmware yoluyla, var olan bir ürüne bu kadar büyük bir özellik ekliyor. Bunun da tek nedeni var: 5D kullanıcıları Nikon lensler almaya başlamışlardı. Canon’un duyurusunda “artık yan yollara gerek yok” deniyor
Ajans: W’Do / Yapım Şir: Lucid Films – Dilek Aygün / CC & Compositing: Makina (Merih Öztaylan – Emre Aypar) /3D: Efkan Öztürk / Gör. Yön: Tolga Kutlar / Uğur İçbak (Helikopter) / Kurgu: Kerem Dalgayaran
Sonunda RED’i helikoptere de çıkardık. Son 1 aydır üzerinde uğraştığım reklam filmi A&T Bank yayına girdi. Açık havada ve helikopterde RED’in nasıl bir performans vereceğini merak ediyordum. Sonuç beklentilerimi de aştı: 4K footage ile helikopter çekimi yapmak son derece hayırlı bir iş çünkü sonradan zoom yapmayı çok kolaylaştırıyor. Helikopter çekimlerinde başa bela olabilecek Dynamic Range açısından da RED gayet iyi sonuç verdi. Böyle görece zor ve büyük bir prodüksiyonun da altından da kalktığına göre artık RED’le ilgili şüpheler dağılır diye düşünüyorum.
Böyle çok parçalı işler (3D, stok, hava çekimi, greenscreen vs) yapmak biraz zahmetli olmakla birlikte aynı zamanda eğlenceli…
Son Yorumlar