Dünyanın En İyi Video Kamerası: 16 Mart’ta!

Sabahtan beri herkes mail atiyor! Bombardıman altindayim.

Evet beklendiği gibi Canon sonunda EOS 5D MK II’ye 24p ve 25p seçeneklerini 16 Mart sabahı indirilebilecek bir firmware ile ekleyeceğini duyurdu. 1.5 yıl kadar süren bekleme sonunda o sabah 5D MK II kullanıcıları dünyanın en iyi video kamerasına sahip olarak uyanacaklar.

Canon sadece 24 ve 25p yi eklemekle kalmadı bence çok önemli iki özellik daha ekledi: Video çekimi sırasında histogram görebilmek ve ses yüksekligini kontol edebilmek!

Bir kere daha tekrarlamak gerek: 16 Mart’tan itibaren dünyanın en iyi video kamerası EOS 5D MK II’dir. Bu kadar büyük ve duyarli bir sensore sahip başka bir kamera (henüz) yok.

Her ne kadar 60p ve 50p seçenekleri olmasa da bence bu gelişme gayet sevindirici.

Video produksiyon alemine hayirli olsun!

Bu arada aylar önce blog da yaptığım ankette büyük oranda “Hayır Canon 24p 25p yapmaz” cikmisti. Cumleten yanildik. Uzun suredir yanildigima bu kadar sevinmemistim :)

Ayrıntı her zamanki yerinde.

3D Panasonic!

James Cameron’un sıkıcı filmi “Avatar” dan sonra Panasonic kendisinden beklenmeyecek bir atiklikle ilk taşınabilir Full HD 3D kamerasını duyurdu. Yanda gördüğünüz gibi kamera çift mercekli. En önemlisi de Cameron’un filminde de kullanılan “Convergence Point Correction” sistemine sahip. Yani konunun uzaklığına göre lensler birbirlerine yaklaşıp uzaklaşabiliyor.

AVCHD formatında 1920*1080 Full HD ve dual stream kayıt yapan AG-3DA1 için aslında (optik sistemi hariç) iki adet HMC 151′den oluşuyor diyebiliriz.

Tahmini fiyatı 15.000 Euro olan kamera 2010 Sonbahar’ında satışa çıkacakmış. Şu anda ön talep alınmaya başlanmış.

Eğer bu kamerayı satın almayı düşünüyorsanız Başarı Yayıncılık’tan Ömer Kaşdarma ile görüşebilirsiniz. Ya da bunun yerine gidip kendinize bir araba falan alabilirsiniz :)

16 mm vs 5D MK II – Yeniden

Yine 16 mm bir reklam filmi çekerken bu sefer de hızlıca Canon’un Picture Style larını deneyeyim dedim.

Karelerin üstlerinde zaten açıklamaları var ama hızlıca yorumlarsak Canon’un standart Picture Style seçeneği yerine değiştirilmiş özel bir PS kullanmak çok daha iyi sonuç veriyor gibi görünüyor.

Sag alttaki kare Color Correction sonrası 16 mm ye epey yaklaşmış görünüyor. Daha cok modelin yüzüne bakmakta yarar var çünkü tam ben çekerken arka planda ışık değişimi olmuş.

Buradan ne sonuç çıkarıyoruz? Her ne kadar RAW çekmese de 5D MK II dosyaları da doğru pozlanıp, doğru Picture Style ile çekilirse 16 mm telesine gibi sonuç veriyor.

Bu da güzel bir şey diye düşünüyorum :)

Not: 16 mm telesine karesi Digital Betacam kasetten uncompressed tiff, digerleri de  5D MK II QT dosyalarından doğrudan alınma.

Bir Kaç Kısa Film

Blogu Canon katalogu olmaktan kurtarmak gerek!

Bugüne kadar sanırım binlerce kısa film izledim (çoğu ödev projeleri olsa da!) Bunlar arasında en beğendiğim 7 tanesini paylaşmak istiyorum:

1-La Jetee: Chris Marker’ın 1962′de bir fotoğraf makinesiyle yaptığı bu harika film bütün derslerimde ilk gösterdiğim şeydi. Biraz yavaş ama hala çok iyi.

2-Depth Solitude: Max Von Sydow’un dış sesiyle şiirsel bir su altı draması. Bence mükemmel bir kısa film!

3-More:  Mark Osborne’un Oscar adayı IMAX  stop motion filmi. Aslında stop motion sevmememe rağmen bu filmi çok seviyorum. Bana Küçük Prens’i hatırlatıyor.

4-Chinese Wall: Diğerleri kadar olmasa da çok iyi bir kısa film: Evrensel bir tema. Ne fazla ne eksik.

5-How They Get There: Spike Jonze’un büyük bütçeli küçük kısa filmi. Konuşmasız ve saf sinema!

6-Bank: Tunay Sevinç’in harika kısa filmi Bank bence bugüne kadar Türkiye’de çekilmiş en iyilerden biri.

7-Vahşi Çöp: Polat Korkmazel’in bence hakkı yenmiş ve tam anlaşılamamış filmi… Online degil diye dusunuyorum.

EOS 550D

Canon bugün yeni EOS 550D yi duyurdu.

Kamera 1080p modunda 30p, 24p, 25p; 720p modunda ise 60p, 50p gibi seçenekler sunuyor ve pozlama konusunda tam kontrole izin veriyor. 550D bu haliyle (ve 1000 dolar altında olması beklenen fiyatla) şu andaki en iyi HDSLR oluyor. Canon’u lanetliyorum!

18 mp lik algılayıcı, 6400 ISO, yeni pozlama sistemi, arti eksi 5 fstop compensation, movie crop mode vs gibi bir çok özellikle yeni EOS epey iddialı.

Ayrıca Canon E1 adlı bir plugin (eklenti) duyurdu. Bu eklenti Final Cut icin EOS video dosyalarının Prores’e cevrilmesini iki kat hızlandırıyormus. Ayrıntı şurada.

Canon’dan Video Kamera Geliyor

Emir İmer’den gelen linke göre Canon’dan yeni bir profesyonel video kamera geliyor. Bağlantıdaki basın duyurusu kameranın MPEG2 Full HD 4:2:2 formatını destekleyeceğinden bahsediyor.

MPEG2 karelerarası sıkıştırmalı (Long GOP) bir format olduğu için bu haber bizi üzse de 4:2:2 profilini desteklemesi sevindirici. Örneğin Sony EX3 4:2:0 lik bir profil kullanıyor. Bu da yeni Canon’a renk konusunda avantaj sağlıyor.

Ayrıca Canon kameranın MXF desteğiyle bütün büyük kurgu sistemleriyle uyumlu olacağını iddia ediyor.

Bekliyoruz.

50 milyon EF Mercek

Canon dün EOS sisteminin çıktığı 1987′den bu yana tam 50 milyon EF mercek ürettiğini açıkladı. Şirket daha önce bugüne kadar 30 milyon EOS gövdesi ürettiğini açıklamıştı. Bilindiği üzere Canon 1987′de beklenmedik şekilde bütün eski merceklerini emekliye ayıracak bir sistem değilikliğine gitmiş ve EF nin FD ile geriye uyumlu olmayacagini aciklamisti.

50 milyonuncu mercek yanda gördüğünüz EF 100 mm 2.8L IS Macro olarak duyuruldu.

Ben de yeni yıla girerken kendime bundan bir adet hediye almıştım ve hakkında bir yazı yazacaktım: Bugüne kadar satın aldığım mercekler içinde en iyisi diyebilirim. Önceki 100 mm macro için de hep olumlu konuşulurdu ama bu yeni versiyon kırmızı çizgisi ve IS sistemiyle daha etkileyici :)

Tabi kırmızı çizgi bir yana yeni 100mm Macro gerçekten keskin ve eğlenceli bir mercek.  O kadar ki son bir aydır neredeyse sadece onunla bir şeyler çekiyorum.

Kısaca almayı düşünenler artık düşünmesin!

Bu mercekle çekilmiş bazı fotoğraflar sağ yandaki flickr barında…

Sony NX5e

Sony sıkıcı kameralarına bir yenisini eklemiş: Şirket NX5 adlı bu kamerayla (yanılmıyorsam) ilk defa AVCHD kullanıyor.

3 adet 1/3 inch EXMOR (ne demekse!) CMOS algılayıcıya sahip bu kamera yine Sony’nin müthiş icadı (!) touchscreen li bir LCD sunuyor (kim kamera ayarlarını bir ekrana dokunarak yapmak istiyor? Sanırım sadece Japonya’daki bir takım mühendisler!)

Kamera yine Sony’nin muazzam (!) memory stick kartlarını kullanıyor ama ek para verirseniz CF kartlara da kayıt yapabiliyormuş.

Sony gibi bir dev neden her elini attığını batırır gerçekten merak ediyorum: PS3 gibi harika bir aleti doğru dürüst kullanamıyorlar, cep telefonu konusunda sürekli hayal kırıklığı yaratıyorlar. Kameralarda inatla küçük algılayıcıda ve long GOP da israr ediyorlar. Şimdilik tek doğru yaptıkları iş DSLR sanırım.

Evet bugün Sony’ye çok yüklendim ama haklarını da vereyim: Kameranın en iyi tarafı 920 bin pixel lik 3.2 inchlik LCD’si ve 852*480 lik bakacı (uyuma Panasonic!). Sony LCD konusunda her zamanki gibi rakipsiz.

İşte böylece sıkıcı bir kamera daha seçeneklere eklenmiş oluyor. Şaka bir yana giriş seviyesi bir kamera olarak çok fena da değil. Tabi henüz fiyatı açıklanmadı. Açık rakibi daha önce testini yaptığım HMC151.

Daha fazla bilgi için şuraya bakabilirsiniz.

Avid mi, Premiere mi?

1994′ten bu yana Avid kullanıyorum. Yıllarca Adobe Premiere kullananlarla dalga geçtim.

RED’le daha çok reklam filmi çekmeye başlayınca transcode ile uğraşmamak için (transcode en sevmediğim şeylerin başında gelir!) Premiere ile de çalışmaya başladım (bir takım eski öğrencilerim bunu duyunca bayram edecekler : )

Önce kendim Premiere’e dokunmamak için başka kurgucularla çalıştım. En son projede biraz mecburiyetten başına oturmam gerekti. Aslında iyi de oldu böylece Premiere neymiş göreyim dedim.

Bitmeyen ve genelde hiç bir şeye yaramayan tartışmalar vardır: Mac mi, Windows mu gibi. Bunlardan birini daha ateşlemek niyetinde değilim elbette. İki sistemin de iyi ve kötü yönleri var: Premiere doğrusu çok yol kat etmiş: Avid’e göre çok daha uyumlu, nazlanmıyor, her şeyi okuyor (bazen yarım yamalak da olsa). Avid ise yıllar geçtikçe daha da huysuzlaştı.

Premiere’i kullanmak da garip şekilde kolay. Hiç bilmeden aletin başına otursanız o sefil arayüzü kurcalaya kurcalaya bir şekilde planları arka arkaya getiriyorsunuz. Avid’i bu şekilde öğrenmek daha zordur.

Yine de (her şeye rağmen) kesin olan bir şey var ki “kurgu yapmak” istiyorsanız Avid hala daha iyi. Aslında bu iyilik çok basit ama kritik bir kaç küçük araçtan ibaret ama nedense Adobe bu özellikleri Premiere’e koymamakta direniyor.

Bunların bence en önemlisi “multiple trim” denen özellik. Avid sistemlerinde farklı planların başlarını sonlarını aynı anda seçip (hepsini birden farklı yönlere doğru!)  budayıp uzatabilirsiniz  (trim). Bu özellik Premiere’de yok. Nedenini bilmiyorum. Akıllarına gelmemiş olacağına inanmak istemiyorum. Aslında genel olarak Premiere’in “budama-uzatma” arayüzünü sevmiyorum.

Avid’in nazına katlanmak kolay değil ama bir önceki başlıkta EA’nin dediği doğru: “Kurgu” yapacaksanız hala Avid iyi.

Üzgünüm Premiere severler!

PS: Final Cut ilgi alanıma girmiyor.

Avid MetaFuze





Get Adobe Flash playerPlugin by wpburn.com wordpress themes

Bad Behavior has blocked 255 access attempts in the last 7 days.