Yıllardır üniversitelerde 80li ve 90lılara ders verirken bizden (70lerde doğanlar) ne kadar farklı olduklarını görür ve şaşardım: Umarsız, çok az şeye şaşıran ve epey disiplinsiz bir kuşak gibi görünürlerdi.
Bugün sevinçle görüyorum ki aslında bizi geçmişler.
Eski kuşakların yenileri beğenmemesi klasik bir yanılgı ne yazık ki. Her şeye rağmen gelecek kuşaklar hep daha iyi olacak.
Bu blogda bu tür şeyler yazılmasın demişti birileri bir zamanlar ama bu şartlar altında kameradan lensten bahsetmek garip olurdu.
Gezi Parkı direnişini destekliyorum. AKP hükümetinin ve başbakanın keyfi ve kaba tutumuna ve temel hak ve özgürlükleri hiçe saymasına tamamen karşıyım. AKM’nin yıkılması, Topçu kışlası yapılması, Kanal Istanbul saçmalıgı, Camlıca’ya Camii, Alkol Yasası gibi kararların tamamen simgesel olduğuna inaniyorum.
Bu simgesel savaş aslen modernist bir proje (eleştirilebilir yanları olmakla birlikte) olan Türkiye Cumhuriyet’ine karşı yıllardır sürdürülüyor.
Bu simgesel savaşın acilen durdurulması gerekir aksi takdirde Türkiye Barok mimariyle doldurulmuş, sahte bir bogazın etrafında simulasyon bir istanbul un yaratıldığı rezalet bir yere dönüşecek.





Gecen hafta Photokina sayesinde epey kamera döküldü ortalığa. O kadar çok ki her birine ayrı yazı yazmaya üşendim. Canon EOS 6D, Nikon D600, Sony’nin yeni “full frame” compact kamerası RX1 (dünyada ilk), Leica’nın yeni M’i, Pentax K5, Fuji’nin E1′i, yeni Sony Nex 6, Olympus’un yeni PEN’i, Panasonic’ten çok tutan GH2 güncellemesi GH3, Sony’den Alpha SLT A99… Son olarak Hasselblad’dan yukarıdaki resimdeki, içi tamamen Sony Nex 7 olan ama dışı pek havalı görünen ve bu yüzden de 6500 USD fiyatla satılacak olan Hasselblad Lunar! Kim ici 1000 dolar olan bir kameraya üstüne Hasselblad yazildi diye 6500 dolar verir? Evet biliyorum var bir sürü meraklı. Bütün bu gürültüye rağmen heyecan verici bir kamera var mı? Doğrusu hayır. Hassel örneğinde olduğu (tabi o olabilecek en uç örnek) gibi birbirine çok benzeyen bir sürü kamera. Tabi ki 10 yıl öncesine göre çok daha şanslıyız ama açıkçası bütün bu modeller uykumu getiriyor. Hele Canon ve Nikon gıdım gıdım veriyor yenilikleri. Oysa neler yapılabilir? Öncelikle dinamik aralıkla pek kimse uğraşmıyor. Dinamik aralıklar hala yetersiz. Biraz daha spesifik ama mesela sensörden tilt and shift le de kimse uğraşmıyor. Oysa muthiş olasılıklar açılabilir. Yüksek kareyle de pek kimse ilgilenmiyor. Varsa yoksa 60 kare… Her kamerada wifi ve GPS olmalı ama bu da henüz çok az modelde var. Aslında haklarını vermek gerek yine en ilginç girişimler Sony’den geliyor. SLT dalgasını onlar başlattı. RX1 de ilginç bir kameraya benziyor. Bakalım arkası gelecek mi? Yıllar önce yine Sony benzer ataklar yapmış (2005′te duyurulan
Canon Nikon’un D600′üne beklediğimden çabuk cevap verdi. Yeni Canon 6D aslında beklediğimiz gibi kırpılmış bir 5D Mk III ama bazı ustunlukleri de var.















Son Yorumlar