Tag Archive for 'urun'

Çekim Monitörü ve Diğer Şeyler

IMG_0884

Yıllardır bir çekim monitörü almak isterim fakat piyasadaki seçeneklere bakınca içim sıkılır.

Özellikle HDSLR ile çekim yapacaksanız ikinci bir ekrana ihtiyacınız var. Ne yazık ki şu an varolan en iyi çekim monitörleri bile 1280*800 çözünürlüğünde çalışıyor. Durum o kadar vahim ki bazıları 800*600 bile olabiliyor. Üstelik bu ekranların çoğunun renk kalitesi de berbat.

Buna karşılık şurada görebileceğiniz gibi fiyatlar da epey yüksek. İyi bir ekran almak isterseniz 2500 USD gibi bir masrafı göze almanız gerekiyor. Bu devirde tam HD bile olmayan bir ekrana 2500 dolar vermek saçmalık diye düşündüğüm için bu soruna Ipad çözüm olabilir umuduyla epeydir bekliyordum. Tabi klasik Apple inadı yüzünden ne yazık ki Ipad’in o muhteşem ekranını video izleme için kullanamıyoruz. Aleti Jailbreak yaparsanız olabiliyor ama onunla da ben uğraşamadım.

İmdada Samsung yetişti. Donanım olarak piyasadaki en iyi tabletlerden biri olan Galaxy TAB S 8.4’teki ekran hem 2560*1600 çözünürlüğünde bir Super Amoled, hem de aynı nedenle renk ve kontrast aralığı şuradan da okuyabileceğiniz gibi mükemmel. Özetle Samsung’un ekranı şu anda alabileceğiniz bütün çekim monitörlerinden çok daha iyi (çok kelimesine vurgu yapıyorum). Yaklaşık 800 TL gibi bir fiyatla Teknosa’dan alınabiliyor. Ek olarak bir de USB Otg (On The Go) kablosu aldım (bunun görevi tabletin micro USB bağlantısını standart USB ye çevirmek. Yalnız dikkat edin kablo OTG özelliğine sahip değilse çalışmıyor)

DSLR controller adlı uygulamayı Android mağazasından indirdim. Tableti kameraya bağladım veeee!

Yukarıda gördüğünüz gibi ekranda 5D MK III’ü kontrol etmemizi sağlayan bir arayüz belirdi. İsterseniz bu arayüzü görmeyebiliyorsunuz. Üstelik ekrandan dokunarak focus dahil her türlü kontrol de mümkün. Harika!

Daha da şaşırtıcı olan kameranın açılır açılmaz tabletin de otomatik olarak ekranı açması, kapattığınızda  da 15 sn içinde kapanması. Samsung’un pili 6 saat gidebiliyor. Böylece Toplam 830 lira gibi bir harcamayla 2.5K Super Amoled bir çekim monitörüne kavuştum. Tabi bunu kameranın flaş yuvası (hot shoe) kısmına bağlamak için ufak bir Sirkeci ziyaretiyle Zoom ticaret’ten Manfrotto’nun şu harika adaptörünü almam gerekti.

Son çektiğim profesyonel iş sırasında bu düzeni kullandım. Doğrusu sonuç gayet başarılıydı. Elbette ufak bir gecikme var (Bu daha az olmakla birlikte HDMI’da da var zaten) ve bazen nedenini tam çözemediğim şekilde kare kaçırma oluyor. USB kablosunun ve tabletin etkili olduğunu sanıyorum. Daha iyi bir kablo ısmarladım yakında gelince bakacağım tekrar.

Tablet konusunda belki de Nexus7 benzeri 1920*1080 lik daha ucuz bir tablet daha hizli olabilir. Bu konuda deneme yapamadım. Ne yazık ki RAW video desteği yok şu anda. RAW çekerken kayda girdiğiniz anda görüntü donuyor. Ayrıca Magic Lantern’in bazı özellikleri monitörün kare hızını da düşürüyor.

Aynı sistemi TPLink bir router ile kablosuz olarak da kurmak mümkün ama ben denemedim.

Samsung’un tabletini bir tablet olarak değerlendirirsem Ipad kadar hızlı değil ne yazık ki (belki Android yüzünden) ancak dediğim gibi şu ana kadar gördüğüm en iyi ekrana sahip. Rec 709 renk uzayının tamamını ve Adobe RGB’nin yüzde 97’sini gösterebilen bu ekran aynı zamanda Amoled olduğu için siyahları vermek konusunda da çok başarılı.

Hem Atölye filmleri hem kendi işlerim için aldığım bir diğer önemli aksesuar da yanda gördüğünüz Port Protector. 5d MK III ile çalışanlar bilir, HDMI kabloları bir türlü yerinde durmaz ve hatta bazen kendileri sağlam kalırken kameranın1078745 yuvasını da bozarlar. Small HD firmasının ürettiği bir aksesuar sayesinde HDMI ve USB kabloları dert olmaktan çıkıyor. 49 USD lik fiyatı biraz yüksek ama sağladığı koruma o kadar önemli ki aldığınıza pişman olmazsınız diye düşünüyorum.

Son ürün de aşağıda gördüğünüz ve şuradan inceleyebileceğiniz Juicedlink ön amfi. Bilenler bilir sesi kamera
üzerine çekmek hep bir amatörlük sayılır sektörde. Tabi ideal bir dünyada bu doğrudur. Kameranın 16 bit857043 48 KHZ lik kayıt kalitesi ve ön amfisi yeterli sayılmayabilir. Fakat kameranın üstüne kayıt yapmanın da pratikliği yadsınamaz. İste yandaki küçük alet bu işi daha iyi yapmanızı sağlıyor.  Bu kutu sayesinde hem XLR ses girişlerine sahip oluyor, hem kameranın yetersiz ön amfilerinden kurtuluyor, hem de ses yüksekliğini gerçek düğmelerle kontrol edebiliyorsunuz.

Filmciler için güzel bir dönemdeyiz: Bir çok sorun böyle küçük yan yollarla da olsa halloluyor. Blogu izleyenlerin fark ettiği üzere yeniden bağımsız moda döndüğüm için bu aletler tabi önemli ama alacak şeyler bitmedi!

EOS 6D

Canon Nikon’un D600’üne beklediğimden çabuk cevap verdi. Yeni Canon 6D aslında beklediğimiz gibi kırpılmış bir 5D Mk III ama bazı ustunlukleri de var.

Yıllardır neden kameranın içinde wifi+GPS yok deyip duruyordum sonunda koymuşlar. Buna karşılık 6D’nin çözünürlüğü (20mp), netlik sistemi (11 nokta), vizoru (%97), saniyedeki çekim hızı (4.5 fps) Mark III’ten biraz daha kotu ama video ozellikleri 5D MK III ile aynı. Buna karşılık kameranın beklenen fiyatı 2100 USD. Böylece biz 5D MK III sahipleri önümüzdeki ayları neden Canon’a 1000 doları aşan bir katkı yaptığımızı düsünerek geçirebiliriz : )

Demek ki yeni oyun sahası belli oldu: “Ucuza tam boy kamera savaşları” başlasın. Bir çok kullanıcı APS-C’nin yeterli ve kalıcı olduğunu ve yığınların hiç bir zaman tam boy algılayıcıya geçmeyecegini düşünüyordu. Görülen o ki bu düşünce doğru değilmiş. Aynı insana iki kere kamera iki kere mercek satma şansı varken neden bunu kullanmasınlar ki? Peki tam boy algılayıcı önemli mi? Bu konuyla ilgli uzun bir yazı yazmak gerek ama kısaca aslında hem evet hem hayır. Özellikle bazı amaçlar için tam boy iyi ama örneğin mucevher veya kus cekecekseniz hic gerek yok.

Sony’den Yeni KameralarSony’den Yeni Kameralar

Sony arka arkaya yeni kameralar duyurdu. Bunların en önemlisi “dünyanın ilk tam boy algılayıcılı handycam kamerası” olarak duyurulan NEX-VG900. Böylece 35 mm fotoğraf mercekleri çarpan faktörü olmaksızın video için kullanılabilecek.

Kamerada iyi bir özellik var: Çarpanlı bir mercek taktığınızda alet otomatik olarak 24 mp lik algılayıcıyı kesiyor ve siz normalde göreceğiniz açıyı görüyorsunuz. Sonunda birisi bunu akıl etti. Bravo Sony. Aynı aletin VG30 adıyla APS-C modeli de var. VG900’un beklenen fiyatı 3300 USD.

Diger kamera (fotograf makinesi) A99 yine 24 MP’lik algılayıcıya sahip ve SLT teknolojisini kullanıyor (Hareketsiz geçirgen ayna). Ayrıca algılayıcı üzerinde Phase Detection Autofocus olduğu için kamera aynı anda iki focus sistemini kullanabiliyor. Böylece videoda netlik yapma problemlerini en aza indirmeyi iddia ediyor.

1920*1080’de 60 kare yapabilen kamera 25600 ASA’yi destekliyor.

Üçüncü alet ise sokak fotoğrafçılarına yönelik DCS RX 1. Bu kamerada 35 mm f2 sabit mercek bulunuyor.

Bütün bunlar güzel ama hala AVCHD ve 8 bit’ten kurtuluş yok. Herhalde 10 yıl sonra 8 bit konuşmuyor oluruz diye umuyorum.

NEX-VG10

Sonunda beklenen oldu ve Sony küçük kameralar sınıfında “büyük algılayıcılı” ilk örneği çıkardı. Panasonic daha önce davranmıştı ama nedense Sony “ilk biziz” demiş basın bülteninde.

Kamera önceden duyurulan NEX serisi fotoğraf makineleri üzerine kurulmuş. 14 milyon piksele sahip APS-C bir algılayıcıya sahip olan kamera Sony’nin deyimiyle “harika bir derinliğe sahip mükemmel HD görüntüler” üretmek için yaratılmış (daha önce aklınız neredeydi o zaman?)

E mount mercekleri kabul eden kamera bir adaptörle DSLR merceklerini de kullanabilecekmiş. 12800 ASA ya kadar gidebileceği iddia edilen kamera beklendiği üzere AVCHD formatını kullanıyor. En fazla 60 kareye çıkabilen NEX VG10 profesyonel ses girişine sahip değil. Aletin izin verdiği saniyedeki en yüksek veri miktarı 24 Mbps (Canon EOS 5D MK II’de 39 Mbps)

Kameranın fiyatı henuz belli değil (ya da ben bulamadım). Böylece her şey beklendiği gibi ilerlemeye devam ediyor. Pek yakında bu kameranın daha “Pro” bir sürümünü göreceğiz.

Ben alır mıyım bu aleti? Asla ama alana da mani olmayalım : )

Ayrıntı her zamanki yerinde.

EDIT: Fiyat 2000 USD olacakmış. Sony çok uçmamış, fiyat makul.

EDIT 2: VG10 sadece INTERLACED cekim yapabiliyor ancak  aslında progressive goruntuyu Interlaced bir video formatinin icine yaziyor. Yani sorun yok.

HandySLRHandySLR

HandySLR ile tanışma. from Kadir Köymen on Vimeo.

Kadir Köymen yine çok hayırlı bir ürünle karşımızda. Bana da üründen bir örnek yolladı. Yakında inceleyip yazacağım.

Sony NX5eSony NX5e

Sony sıkıcı kameralarına bir yenisini eklemiş: Şirket NX5 adlı bu kamerayla (yanılmıyorsam) ilk defa AVCHD kullanıyor.

3 adet 1/3 inch EXMOR (ne demekse!) CMOS algılayıcıya sahip bu kamera yine Sony’nin müthiş icadı (!) touchscreen li bir LCD sunuyor (kim kamera ayarlarını bir ekrana dokunarak yapmak istiyor? Sanırım sadece Japonya’daki bir takım mühendisler!)

Kamera yine Sony’nin muazzam (!) memory stick kartlarını kullanıyor ama ek para verirseniz CF kartlara da kayıt yapabiliyormuş.

Sony gibi bir dev neden her elini attığını batırır gerçekten merak ediyorum: PS3 gibi harika bir aleti doğru dürüst kullanamıyorlar, cep telefonu konusunda sürekli hayal kırıklığı yaratıyorlar. Kameralarda inatla küçük algılayıcıda ve long GOP da israr ediyorlar. Şimdilik tek doğru yaptıkları iş DSLR sanırım.

Evet bugün Sony’ye çok yüklendim ama haklarını da vereyim: Kameranın en iyi tarafı 920 bin pixel lik 3.2 inchlik LCD’si ve 852*480 lik bakacı (uyuma Panasonic!). Sony LCD konusunda her zamanki gibi rakipsiz.

İşte böylece sıkıcı bir kamera daha seçeneklere eklenmiş oluyor. Şaka bir yana giriş seviyesi bir kamera olarak çok fena da değil. Tabi henüz fiyatı açıklanmadı. Açık rakibi daha önce testini yaptığım HMC151.

Daha fazla bilgi için şuraya bakabilirsiniz.

Kamera Ararken Kavrulmak!

Blog aldı başını gidiyor: Aylarca önce yazılmış yazıların altında feryat figan herkes bir seyler soruyor, digerleri ona cevap veriyor. Bu aslında güzel bir sey çünkü her soruya yetismem imkansız o yuzden dogrudan cevap vermeyi unuttuklarım beni affetsin. Diger yandan da bazı başlıklar foruma dönmüş durumda. Bunu bir hale yola koymak lazım ama henuz net bir fikir geliştiremedim bu konuda. SSS sayfası tam olarak çözüm olmadı ne yazık ki.

Sonuçta şunu unutmamak gerek: “Hangi kamerayı almam lazım?” aslen yanlış bir sorudur çünkü “nihai kamera” diye bir şey yok. Sizin ihtiyaçlarınıza göre en uygun kamerayı almak amaç olmalı. Sizin ihtiyaçlarınızı da en iyi siz bilirsiniz, blog sahibi veya izleyicileri değil.

Bu nedenle “Hangi kamerayı alayım?” yerine “Şu şu amaçla hangi kamerayı alayım?” demek daha makul bir soru olabilir.

Sen hangisini alırdın diye sahsi fikrimi sorarsanız şu an 5D MK II’den başka bir şeye elimi sürmem. Her ne kadar Ömer benimle aynı fikirde olmasa da yukarıda dediğim gibi benim amaçlarım için şu an daha iyisi yok ama broadcast için profesyonel bir çözüm arıyorsanız tabi ki 5D olmaz.